← Sure 18

18:90

حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ مَطْلِعَ ٱلشَّمْسِ وَجَدَهَا تَطْلُعُ عَلَىٰ قَوْمٍ لَّمْ نَجْعَل لَّهُم مِّن دُونِهَا سِتْرًا

Kelime kelime

حَتَّىٰٓ
nihayet
Edat
إِذَا
ne zaman ki
İsim
بَلَغَ
ulaştı
Fiil
Kök: بلغ
مَطْلِعَ
doğduğu yere
İsim
Kök: طلع
ٱلشَّمْسِ
güneşin
İsim
Kök: شمس
وَجَدَهَا
ve onu buldu
Fiil
Kök: وجد
تَطْلُعُ
doğarken
Fiil
Kök: طلع
عَلَىٰ
üzerine
Edat
قَوْمٍ
bir kavmin
İsim
Kök: قوم
لَّمْ
yapmadığımız
Edat
نَجْعَل
yaptı
Fiil
Kök: جعل
لَّهُم
kendilerine
Edat
مِّن
ona (güneşe) karşı
Edat
دُونِهَا
başka
İsim
Kök: دون
سِتْرًا
bir siper
İsim
Kök: ستر

Meal

Until, when he came to the rising of the sun, he found it rising on a people for whom We had provided no covering protection against the sun.

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Nihayet güneşin doğduğu yere vardığında, güneşin kendilerini ondan koruyacak bir siper yapmadığımız bir kavim üzerine doğmakta olduğunu gördü.

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Sonunda Güneş'in doğduğu yere ulaşınca, onu öyle bir toplum üzerine doğar buldu ki onlar için onun ardında (Güneş'e karşı) bir örtü yapmamıştık.

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

Till, when he reached the rising-place of the sun, he found it rising on a people for whom We had appointed no shelter therefrom.

M. Pickthall · EN · public-domain