18:90
حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ مَطْلِعَ ٱلشَّمْسِ وَجَدَهَا تَطْلُعُ عَلَىٰ قَوْمٍ لَّمْ نَجْعَل لَّهُم مِّن دُونِهَا سِتْرًا
Kelime kelime
Meal
Until, when he came to the rising of the sun, he found it rising on a people for whom We had provided no covering protection against the sun.
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Nihayet güneşin doğduğu yere vardığında, güneşin kendilerini ondan koruyacak bir siper yapmadığımız bir kavim üzerine doğmakta olduğunu gördü.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Sonunda Güneş'in doğduğu yere ulaşınca, onu öyle bir toplum üzerine doğar buldu ki onlar için onun ardında (Güneş'e karşı) bir örtü yapmamıştık.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
Till, when he reached the rising-place of the sun, he found it rising on a people for whom We had appointed no shelter therefrom.
M. Pickthall · EN · public-domain