← Sure 2

2:109

وَدَّ كَثِيرٌ مِّنْ أَهْلِ ٱلْكِتَـٰبِ لَوْ يَرُدُّونَكُم مِّنۢ بَعْدِ إِيمَـٰنِكُمْ كُفَّارًا حَسَدًا مِّنْ عِندِ أَنفُسِهِم مِّنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلْحَقُّ ۖ فَٱعْفُوا۟ وَٱصْفَحُوا۟ حَتَّىٰ يَأْتِىَ ٱللَّهُ بِأَمْرِهِۦٓ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Kelime kelime

وَدَّ
isterler
Fiil
Kök: ودد
كَثِيرٌ
bir çoğu
İsim
Kök: كثر
مِّنْ
ehlinden
Edat
أَهْلِ
ehlinin
İsim
Kök: أهل
ٱلْكِتَٰبِ
kitap
İsim
Kök: كتب
لَوْ
şayet
Edat
يَرُدُّونَكُم
sizi döndürmek
Fiil
Kök: ردد
مِّنۢ
sonra
Edat
بَعْدِ
sonra
İsim
Kök: بعد
إِيمَٰنِكُمْ
imanınızdan
İsim
Kök: أمن
كُفَّارًا
kafirler olarak
İsim
Kök: كفر
حَسَدًا
hasetle
İsim
Kök: حسد
مِّنْ
içlerindeki
Edat
عِندِ
yanında
İsim
Kök: عند
أَنفُسِهِم
kendi
İsim
Kök: نفس
مِّنۢ
sonra
Edat
بَعْدِ
sonra
İsim
Kök: بعد
مَا
apaçık belli olduktan
İsim
تَبَيَّنَ
açıkça belli olunca
Fiil
Kök: بين
لَهُمُ
onlara
Edat
ٱلْحَقُّ
gerçek
İsim
Kök: حقق
فَٱعْفُوا۟
affedin
Fiil
Kök: عفو
وَٱصْفَحُوا۟
hoş görün
Fiil
Kök: صفح
حَتَّىٰ
kadar
Edat
يَأْتِىَ
getirinceye
Fiil
Kök: أتي
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
بِأَمْرِهِۦٓ
emrini
İsim
Kök: أمر
إِنَّ
şüphesiz
Edat
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
عَلَىٰ
her
Edat
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
شَىْءٍ
şeye
İsim
Kök: شيأ
قَدِيرٌ
gücü yetendir
İsim
Kök: قدر

Meal

Quite a number of the People of the Book wish they could Turn you (people) back to infidelity after ye have believed, from selfish envy, after the Truth hath become Manifest unto them: But forgive and overlook, Till Allah accomplish His purpose; for Allah Hath power over all things.

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Ehli kitaptan birçoğu arzu etmektedir ki, sizi imanınızdan sonra çevirip kâfir etsinler: Hak kendilerine iyice belirdikten sonra bile sırf nefsaniyetlerinden ve kıskançlıktan dolayı bunu yaparlar. Buna rağmen siz şimdi af ile, hoşgörüyle davranın tâ Allah emrini verinceye kadar. Şüphe yok ki Allah her şeye kâdirdir.

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Kitap ehlinden çoğu, gerçek kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi imanınızdan vazgeçirip küfre döndürmek istediler. (Yine de) siz Allah (onlar hakkındaki) emrini getirinceye kadar (onları) affedin; hoşgörün! Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir.

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

Many of the people of the Scripture long to make you disbelievers after your belief, through envy on their own account, after the truth hath become manifest unto them. Forgive and be indulgent (toward them) until Allah give command. Lo! Allah is Able to do all things.

M. Pickthall · EN · public-domain