← Sure 2

2:146

ٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَـٰهُمُ ٱلْكِتَـٰبَ يَعْرِفُونَهُۥ كَمَا يَعْرِفُونَ أَبْنَآءَهُمْ ۖ وَإِنَّ فَرِيقًا مِّنْهُمْ لَيَكْتُمُونَ ٱلْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

Kelime kelime

ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
ءَاتَيْنَٰهُمُ
kendilerine verdiğimiz
Fiil
Kök: أتي
ٱلْكِتَٰبَ
Kitap
İsim
Kök: كتب
يَعْرِفُونَهُۥ
onu tanırlar
Fiil
Kök: عرف
كَمَا
gibi
Edat
يَعْرِفُونَ
tanıdıkları
Fiil
Kök: عرف
أَبْنَآءَهُمْ
oğullarını
İsim
Kök: بني
وَإِنَّ
ve (yine) elbette
Edat
فَرِيقًا
bir grup
İsim
Kök: فرق
مِّنْهُمْ
onlardan
Edat
لَيَكْتُمُونَ
gizlerler
Fiil
Kök: كتم
ٱلْحَقَّ
gerçeği
İsim
Kök: حقق
وَهُمْ
onlar
Edat
يَعْلَمُونَ
bildikleri (halde)
Fiil
Kök: علم

Meal

The people of the Book know this as they know their own sons; but some of them conceal the truth which they themselves know.

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

O kendilerine kitap verdiğimiz ümmetlerin âlimleri onu o peygamberi oğullarını tanır gibi tanırlar, böyle iken içlerinden bir takımı gerçeği bile bile gizlerler.

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (kıbleyi) kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. Şüphesiz ki onlardan bir grup, bilerek hakikati gizlemektedir.

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

Those unto whom We gave the Scripture recognise (this revelation) as they recognise their sons. But lo! a party of them knowingly conceal the truth.

M. Pickthall · EN · public-domain