فرق
bir grup
72 geçiş
QAC kelime glossʼlarından türetilmiş temsili anlam
Türevler · 41
فَرِيقٌ
bir zümre
12
فَرِيقًا
gruba
10
ٱلْفَرِيقَيْنِ
iki topluluktan
3
وَفَرِيقًا
ve bir topluluğa da
3
نُفَرِّقُ
ayırım yapmadılar
3
ٱلْفُرْقَانَ
Furkan'ı da
3
فَرَّقُوا۟
parça parça eden
2
يُفَرِّقُوا۟
ayırım yapmadılar
2
تَفَرَّقُوا۟
bölünüp
2
وَتَفْرِيقًۢا
ve ayrılık sokmak (için)
1
وَٱلْفُرْقَانَ
ve furkan
1
يَتَفَرَّقَا
(eşler) ayrılırlarsa
1
مُّتَفَرِّقَةٍ
ayrı ayrı
1
مُّتَفَرِّقُونَ
çeşitli
1
ٱلْفُرْقَانِ
ayrılma
1
فَتَفَرَّقَ
ayırmasın
1
يُفَرِّقُونَ
ayıran
1
فَرِيقَانِ
iki bölük olmuşlardı
1
وَفَرِيقٌ
ve bir bölük
1
فِرَاقُ
ayrılmasıdır
1
فَفَرِيقًا
kimini
1
ٱلْفِرَاقُ
ayrılık zamanı olduğunu
1
فُرْقَانًا
iyi ile kötüyü ayırdedici bir anlayış
1
فَرَقْنَٰهُ
parçalara ayırdık
1
تَفَرَّقَ
ayrılığa düşmediler
1
فَٱفْرُقْ
ayır
1
فَٱلْفَٰرِقَٰتِ
ve ayıranlara
1
فَارِقُوهُنَّ
onlardan ayrılın
1
فَرْقًا
ayırdıkça
1
لَفَرِيقًا
bir grup (var ki)
1
فَرَقْنَا
yarmıştık;
1
فِرْقَةٍ
kabileden
1
فِرْقٍ
bölüm
1
يَفْرَقُونَ
korkak
1
فَرَّقْتَ
ayrılık çıkardın
1
تَتَفَرَّقُوا۟
ayrılığa düşmeyin
1
وَٱلْفُرْقَانِ
doğruyu ve yanlışı ayırdetmeyi
1
يُفْرَقُ
ayırdedilir
1
يَتَفَرَّقُونَ
ayrılırlar
1
فَرِيقٍ
bir kısmının
1
تَفَرَّقُوٓا۟
onlar ayrılığa düşmediler
1
Geçişler
- 2:50فَرَقْنَاyarmıştık;
- 2:53وَٱلْفُرْقَانَve furkan
- 2:75فَرِيقٌbir grup
- 2:85فَرِيقًاbir grubu
- 2:87فَفَرِيقًاkimini
- 2:87وَفَرِيقًاkimini de
- 2:100فَرِيقٌbir grup
- 2:101فَرِيقٌbir gurup
- 2:102يُفَرِّقُونَayıran
- 2:136نُفَرِّقُayırım yapmadılar
- 2:146فَرِيقًاbir grup
- 2:185وَٱلْفُرْقَانِdoğruyu ve yanlışı ayırdetmeyi
- 2:188فَرِيقًاbir kısmını
- 2:285نُفَرِّقُayırım yapmadılar
- 3:4ٱلْفُرْقَانَFurkan'ı da
- 3:23فَرِيقٌbir topluluk
- 3:78لَفَرِيقًاbir grup (var ki)
- 3:84نُفَرِّقُayırım yapmadılar
- 3:100فَرِيقًاgruba
- 3:103تَفَرَّقُوا۟bölünüp
- 3:105تَفَرَّقُوا۟bölünüp
- 4:77فَرِيقٌbir grup
- 4:130يَتَفَرَّقَا(eşler) ayrılırlarsa
- 4:150يُفَرِّقُوا۟ayırım yapmadılar
- 4:152يُفَرِّقُوا۟ayırım yapmadılar
- 5:25فَٱفْرُقْayır
- 5:70فَرِيقًاbir kısmını
- 5:70وَفَرِيقًاve bir kısmını da
- 6:81ٱلْفَرِيقَيْنِiki topluluktan
- 6:153فَتَفَرَّقَayırmasın
- 6:159فَرَّقُوا۟parça parça eden
- 7:30فَرِيقًاbir topluluğu
- 7:30وَفَرِيقًاve bir topluluğa da
- 8:5فَرِيقًاbir kısmı
- 8:29فُرْقَانًاiyi ile kötüyü ayırdedici bir anlayış
- 8:41ٱلْفُرْقَانِayrılma
- 9:56يَفْرَقُونَkorkak
- 9:107وَتَفْرِيقًۢاve ayrılık sokmak (için)
- 9:117فَرِيقٍbir kısmının
- 9:122فِرْقَةٍkabileden
- 11:24ٱلْفَرِيقَيْنِiki topluluğun
- 12:39مُّتَفَرِّقُونَçeşitli
- 12:67مُّتَفَرِّقَةٍayrı ayrı
- 16:54فَرِيقٌbir grup
- 17:106فَرَقْنَٰهُparçalara ayırdık
- 18:78فِرَاقُayrılmasıdır
- 19:73ٱلْفَرِيقَيْنِiki topluluktan
- 20:94فَرَّقْتَayrılık çıkardın
- 21:48ٱلْفُرْقَانَFurkan'ı
- 23:109فَرِيقٌbir zümre
- 24:47فَرِيقٌbir grup
- 24:48فَرِيقٌbir grup
- 25:1ٱلْفُرْقَانَFurkanı
- 26:63فِرْقٍbölüm
- 27:45فَرِيقَانِiki bölük olmuşlardı
- 30:14يَتَفَرَّقُونَayrılırlar
- 30:32فَرَّقُوا۟parçaladılar
- 30:33فَرِيقٌbir grup
- 33:13فَرِيقٌbir topluluk
- 33:26فَرِيقًاbir kısmını
- 33:26فَرِيقًاbir kısmını da
- 34:20فَرِيقًاbir bölümü
- 42:7فَرِيقٌbir bölük
- 42:7وَفَرِيقٌve bir bölük
- 42:13تَتَفَرَّقُوا۟ayrılığa düşmeyin
- 42:14تَفَرَّقُوٓا۟onlar ayrılığa düşmediler
- 44:4يُفْرَقُayırdedilir
- 65:2فَارِقُوهُنَّonlardan ayrılın
- 75:28ٱلْفِرَاقُayrılık zamanı olduğunu
- 77:4فَٱلْفَٰرِقَٰتِve ayıranlara
- 77:4فَرْقًاayırdıkça
- 98:4تَفَرَّقَayrılığa düşmediler