← Sure 24

24:47

وَيَقُولُونَ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَبِٱلرَّسُولِ وَأَطَعْنَا ثُمَّ يَتَوَلَّىٰ فَرِيقٌ مِّنْهُم مِّنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ ۚ وَمَآ أُو۟لَـٰٓئِكَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ

Kelime kelime

وَيَقُولُونَ
ve diyorlar
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
يَقُولُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
ءَامَنَّا
inandık
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَبِٱلرَّسُولِ
ve Rasule
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
رَّسُولِİsim — eril، mecrûr (genitif)
وَأَطَعْنَا
ve ita'at ettik
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
أَطَعْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdat — atıf bağlacı
يَتَوَلَّىٰ
dönüyor
Fiil
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَوَلَّىٰFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فَرِيقٌ
bir grup
İsim
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
فَرِيقٌİsim — eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْهُم
onladan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdat — harf-i cer (edat)
هُمİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
مِّنۢ
ardından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنۢEdat — harf-i cer (edat)
بَعْدِ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsim — mecrûr (genitif)
ذَٰلِكَ
bunun
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsim — ism-i işaret، eril tekil
لِEdat — uzaklık، son ek
كَEdat — muhâtab، son ek، eril
وَمَآ
ve değillerdir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
مَآEdat — olumsuzluk
أُو۟لَٰٓئِكَ
bunlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsim — ism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdat — muhâtab، son ek، eril
بِٱلْمُؤْمِنِينَ
inanmış
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Münafıklar: "Allah'a ve Peygamber'e inandık, itaat ettik" derler; sonra da bir takımı yüz çevirirler. İşte bunlar inanmış değillerdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bir de "Allah'a ve Resulüne inandık ve itaat ettik" diyorlar da, sonra bunun arkasından yan çiziyorlar; bunlar mümin değillerdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Bazı insanlar:) “Allah’a ve Elçi'ye inandık ve itaat ettik!” diyor; sonra da içlerinden bir grup yüz çeviriyor. Bunlar asla inanmış değillerdir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They say, "We believe in Allah and in the messenger, and we obey": but even after that, some of them turn away: they are not (really) Believers.

A. Yusuf Alipublic-domain

They say, ‘We believe in God and the Messenger; we obey,’ but then some of them turn away: these people are not true believers

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And they say: We believe in Allah and the messenger, and we obey; then after that a faction of them turn away. Such are not believers.

M. Pickthallpublic-domain

But they [i.e., the hypocrites] say, "We have believed in Allāh and in the Messenger, and we obey"; then a party of them turns away after that. And those are not believers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ويقول المنافقون: صَدَّقنا بالله وبما جاء به الرسول، وأطعنا أمرهما، ثم تُعْرِضُ طوائف منهم من بعد ذلك فلا تقبل حكم الرسول، وما أولئك بالمؤمنين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?