← Sure 2

2:80

وَقَالُوا۟ لَن تَمَسَّنَا ٱلنَّارُ إِلَّآ أَيَّامًا مَّعْدُودَةً ۚ قُلْ أَتَّخَذْتُمْ عِندَ ٱللَّهِ عَهْدًا فَلَن يُخْلِفَ ٱللَّهُ عَهْدَهُۥٓ ۖ أَمْ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

Kelime kelime

وَقَالُوا۟
Bir de dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قَالُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
لَن
asla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَنEdat — olumsuzluk
تَمَسَّنَا
bize dokunmayacaktır
Fiil
Kök: مسس
Dilbilgisi (i'rab)
تَمَسَّFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
نَاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
ٱلنَّارُ
ateş
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
نَّارُİsim — dişil، merfû (nominatif)
إِلَّآ
dışında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّآEdat — istisnâ (illâ)
أَيَّامًا
gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
أَيَّامًاİsim — eril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مَّعْدُودَةً
sayılı birkaç
İsim
Kök: عدد
Dilbilgisi (i'rab)
مَّعْدُودَةًİsim — ism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، dişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
قُلْ
De ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiil — emir، 2. tekil eril
أَتَّخَذْتُمْ
aldınız mı?
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsim — soru، ön ek
تَّخَذْFiil — mâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
عِندَ
katında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsim — mekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
عَهْدًا
bir söz (bu hususta)
İsim
Kök: عهد
Dilbilgisi (i'rab)
عَهْدًاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَلَن
öyleyse
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَنEdat — olumsuzluk
يُخْلِفَ
dönmez
Fiil
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
يُخْلِفَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsim — özel isim، merfû (nominatif)
عَهْدَهُۥٓ
sözünden
İsim
Kök: عهد
Dilbilgisi (i'rab)
عَهْدَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
هُۥٓİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
أَمْ
yoksa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْEdat — atıf bağlacı
تَقُولُونَ
söylüyorsunuz
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
تَقُولُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
عَلَى
hakkında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdat — harf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
مَا
bir şey
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsim — ism-i mevsûl
لَا
bilmediğiniz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdat — olumsuzluk
تَعْلَمُونَ
bileceksiniz
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْلَمُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

"Ateş bize sadece sayılı birkaç gün değecektir", derler; sor, "Allah katından siz söz mü aldınız?", eğer öyle ise Allah sözünden caymayacaktır. "Yoksa Allah'a karşı bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz?"

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bir de dediler ki: "Bize sayılı birkaç günden başka asla ateş azabı dokunmaz". De ki; "Siz Allah'dan bir ahit mi aldınız? Böyle ise Allah sözünden dönmez. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Kitap ehlinden bazıları) “Sayılı birkaç gün hariç, bize ateş dokunmayacaktır.” demişlerdi. (Onlara) de ki: “Siz Allah katından bir söz mü aldınız –ki Allah asla sözünden caymaz– yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And they say: "The Fire shall not touch us but for a few numbered days:" Say: "Have ye taken a promise from Allah, for He never breaks His promise? or is it that ye say of Allah what ye do not know?"

A. Yusuf Alipublic-domain

They say, ‘The Fire will only touch us for a few days.’ Say to them, ‘Have you received a promise from God- for God never breaks His promise- or are you saying things about Him of which you have no real knowledge?’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And they say: The Fire (of punishment) will not touch us save for a certain number of days. Say: Have ye received a covenant from Allah - truly Allah will not break His covenant - or tell ye concerning Allah that which ye know not?

M. Pickthallpublic-domain

And they say, "Never will the Fire touch us, except for [a few] numbered days." Say, "Have you taken a covenant with Allāh? For Allāh will never break His covenant. Or do you say about Allāh that which you do not know?"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقال بنو إسرائيل: لن تصيبنا النار في الآخرة إلا أيامًا قليلة العدد. قل لهم -أيها الرسول مبطلا دعواهم-: أعندكم عهد من الله بهذا، فإن الله لا يخلف عهده؟ بل إنكم تقولون على الله ما لا تعلمون بافترائكم الكذب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?