← Sure 21

21:109

فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَقُلْ ءَاذَنتُكُمْ عَلَىٰ سَوَآءٍ ۖ وَإِنْ أَدْرِىٓ أَقَرِيبٌ أَم بَعِيدٌ مَّا تُوعَدُونَ

Kelime kelime

فَإِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنEdat — şart
تَوَلَّوْا۟
yüz çevirirlerse
Fiil
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
تَوَلَّFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
فَقُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قُلْFiil — emir، 2. tekil eril
ءَاذَنتُكُمْ
ben size açıkladım
Fiil
Kök: أذن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاذَنFiil — mâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsim — zamir، son ek، 1. tekil
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
عَلَىٰ
eşit biçimde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdat — harf-i cer (edat)
سَوَآءٍ
birdir
İsim
Kök: سوي
Dilbilgisi (i'rab)
سَوَآءٍİsim — eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَإِنْ
artık
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
إِنْEdat — olumsuzluk
أَدْرِىٓ
bilmem
Fiil
Kök: دري
Dilbilgisi (i'rab)
أَدْرِىٓFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
أَقَرِيبٌ
yakın mı (olduğunu)
İsim
Kök: قرب
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsim — soru، ön ek
قَرِيبٌİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أَم
yoksa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَمEdat — atıf bağlacı
بَعِيدٌ
uzak (mı olduğunu)
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعِيدٌİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مَّا
şeyin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsim — ism-i mevsûl
تُوعَدُونَ
tehdid edildiğiniz
Fiil
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
تُوعَدُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 2. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "Size düpedüz açıkladım; tehdit olunduğunuz şeyin yakın mı uzak mı olduğunu bilmem."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Eğer (yine de) yüz çevirirlerse, de ki: "Size düpedüz açıkladım; tehdit olunduğunuz şeyin yakın mı, uzak mı olduğunu bilmem."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yüz çevirirlerse de ki: “(Bana emrolunanı) hepinize eşit olarak açıkladım. Size vadolunan şey yakın mı uzak mı bilmiyorum.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But if they turn back, Say: "I have proclaimed the Message to you all alike and in truth; but I know not whether that which ye are promised is near or far.

A. Yusuf Alipublic-domain

But if they turn away, say, ‘I have proclaimed the message fairly to you all. I do not know whether the judgement you are promised is near or far,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But if they are averse, then say: I have warned you all alike, although I know not whether nigh or far is that which ye are promised.

M. Pickthallpublic-domain

But if they turn away, then say, "I have announced to [all of] you equally. And I know not whether near or far is that which you are promised.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فإن أعرض هؤلاء عن الإسلام فقل لهم: أبلغكم جميعًا ما أوحاه الله تعالى إليَّ، فأنا وأنتم مستوون في العلم لمَّا أنذرتكم وحذرتكم، ولستُ أعلم - بعد ذلك - متى يحل بكم ما وُعِدْتُم به من العذاب؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution