← Sure 22

22:48

وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَمْلَيْتُ لَهَا وَهِىَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ أَخَذْتُهَا وَإِلَىَّ ٱلْمَصِيرُ

Kelime kelime

وَكَأَيِّن
ve niceleri var ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
كَأَيِّنİsim — merfû (nominatif)
مِّن
kentlerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdat — harf-i cer (edat)
قَرْيَةٍ
kenti
İsim
Kök: قري
Dilbilgisi (i'rab)
قَرْيَةٍİsim — dişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أَمْلَيْتُ
biraz süre vermişimdir
Fiil
Kök: ملو
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْلَيْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsim — zamir، son ek، 1. tekil
لَهَا
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هَاİsim — zamir، 3. tekil dişil
وَهِىَ
o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — hâl (durum) vâvı، ön ek
هِىَİsim — zamir، 3. tekil dişil
ظَالِمَةٌ
zulmederken
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظَالِمَةٌİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdat — atıf bağlacı
أَخَذْتُهَا
onu yakalamışımdır
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
أَخَذْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsim — zamir، son ek، 1. tekil
هَاİsim — zamir، son ek، 3. tekil dişil
وَإِلَىَّ
ancak banadır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
إِلَىَّEdat — harf-i cer (edat)
İsim — zamir، son ek، 1. tekil
ٱلْمَصِيرُ
dönüş
İsim
Kök: صير
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مَصِيرُİsim — merfû (nominatif)

Meal

TR

Nice kasabalara, haksız oldukları halde, mehil vermiştim; sonunda onları yakalayıverdim. Dönüş ancak Bana'dır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Zulmedip dururlarken kendilerine mühlet verdiğim nice memleket halkı vardı ki, sonunda onları yakalayıvermiştim. Dönüş ancak banadır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Nice şehir (halkı) vardı ki haksızlık edip dururlarken onlara süre vermiş, sonunda onları yakalamış (cezalandırmış)tım. Dönüş sadece banadır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And to how many populations did I give respite, which were given to wrong-doing? in the end I punished them. To me is the destination (of all).

A. Yusuf Alipublic-domain

To many a town steeped in wrongdoing I gave more time and then struck them down: they all return to Me in the end.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And how many a township did I suffer long though it was sinful! Then I grasped it. Unto Me is the return.

M. Pickthallpublic-domain

And for how many a city did I prolong enjoyment while it was committing wrong. Then I seized it, and to Me is the [final] destination.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وكثير من القرى كانت ظالمة بإصرار أهلها على الكفر، فأمهلتهم ولم أعاجلهم بالعقوبة فاغتروا، ثم أخَذْتُهم بعذابي في الدنيا، وإليَّ مرجعهم بعد هلاكهم، فأعذبهم بما يستحقون.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution