← Sure 24

24:16

وَلَوْلَآ إِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُم مَّا يَكُونُ لَنَآ أَن نَّتَكَلَّمَ بِهَـٰذَا سُبْحَـٰنَكَ هَـٰذَا بُهْتَـٰنٌ عَظِيمٌ

Kelime kelime

وَلَوْلَآ
gerekmez miydi?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
لَوْلَآEdat — tahdîd (teşvik)
إِذْ
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsim — zaman zarfı
سَمِعْتُمُوهُ
onu işittiğiniz
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
سَمِعْFiil — mâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمُوİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
هُİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
قُلْتُم
demeniz
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiil — mâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
مَّا
yakışmaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاEdat — olumsuzluk
يَكُونُ
olur
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
يَكُونُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لَنَآ
bize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
نَآİsim — zamir، 1. çoğul
أَن
konuşmamız
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdat — masdar bağlacı
نَّتَكَلَّمَ
söylüyor
Fiil
Kök: كلم
Dilbilgisi (i'rab)
نَّتَكَلَّمَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
بِهَٰذَا
bunu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هَٰEdat — ATT، ön ek
ذَاİsim — ism-i işaret، eril tekil
سُبْحَٰنَكَ
Seni tenzih ederiz
İsim
Kök: سبح
Dilbilgisi (i'rab)
سُبْحَٰنَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
كَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
هَٰذَا
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdat — ATT، ön ek
ذَاİsim — ism-i işaret، eril tekil
بُهْتَٰنٌ
bir iftiradır
İsim
Kök: بهت
Dilbilgisi (i'rab)
بُهْتَٰنٌİsim — eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَظِيمٌ
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عَظِيمٌİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

O'nu işittiğinizde: "Bu konuda konuşmamız yakışık almaz; haşa, bu büyük bir iftiradır" demeniz gerekmez miydi?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onu duyduğunuzda "Bunu konuşup yaymamız bize yakışmaz. Haşâ! Bu, çok büyük bir iftiradır..." demeli değil miydiniz?

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onu (iftirayı) duyduğunuzda “Bu konuda konuşmamız bize yakışmaz. (Allah’a yönelerek) Sen yücesin. Bu, çok büyük bir iftiradır!” demeniz gerekmez miydi!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And why did ye not, when ye heard it, say? - "It is not right of us to speak of this: Glory to Allah! this is a most serious slander!"

A. Yusuf Alipublic-domain

When you heard the lie, why did you not say, ‘We should not repeat this- God forbid!- It is a monstrous slander’?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Wherefor, when ye heard it, said ye not: It is not for us to speak of this. Glory be to Thee (O Allah)! This is awful calumny.

M. Pickthallpublic-domain

And why, when you heard it, did you not say, "It is not for us to speak of this. Exalted are You, [O Allāh]; this is a great slander"?

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وهلا قلتم عند سماعكم إياه: ما يَحِلُّ لنا الكلام بهذا الكذب، تنزيهًا لك - يارب - مِن قول ذلك على زوجة رسولك محمد صلى الله عليه وسلم، فهو كذب عظيم في الوزر واستحقاق الذنب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?