← Sure 27

27:81

وَمَآ أَنتَ بِهَـٰدِى ٱلْعُمْىِ عَن ضَلَـٰلَتِهِمْ ۖ إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِـَٔايَـٰتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ

Kelime kelime

وَمَآ
ve değilsin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
مَآEdat — olumsuzluk
أَنتَ
sen
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنتَİsim — zamir، 2. tekil eril
بِهَٰدِى
doğru yola getirecek
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هَٰدِىİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
ٱلْعُمْىِ
kör(ler)i
İsim
Kök: عمي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
عُمْىِİsim — eril çoğul، mecrûr (genitif)، sıfat
عَن
sapıklıklarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdat — harf-i cer (edat)
ضَلَٰلَتِهِمْ
sapıklığı
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ضَلَٰلَتِİsim — dişil، mecrûr (genitif)
هِمْİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
إِن
sen duyuramazsın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdat — olumsuzluk
تُسْمِعُ
işittiremezsin
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
تُسْمِعُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
إِلَّا
dışındakilere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdat — hasr (sınırlama)
مَن
inananlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsim — ism-i mevsûl
يُؤْمِنُ
inanan
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِـَٔايَٰتِنَا
ayetlerimize
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ـَٔايَٰتِİsim — dişil çoğul، mecrûr (genitif)
نَاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
فَهُم
işte onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
هُمİsim — zamir، 3. çoğul eril
مُّسْلِمُونَ
müslümanlardır
İsim
Kök: سلم
Dilbilgisi (i'rab)
مُّسْلِمُونَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola döndüremezsin; ancak ayetlerimize inananlara sen duyurabilirsin; işte onlar Müslümanlardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sen körleri sapıklıklarından çevirip doğru yola getirecek değilsin. Ancak (gönülden) teslim olarak âyetlerimize iman edenlere duyurabilirsin.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sen körleri şaşkınlıklarından (çevirip) doğru yola iletemezsin. Ayetlerimize inanıp teslim olanlardan başkasına duyuramazsın.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Nor canst thou be a guide to the blind, (to prevent them) from straying: only those wilt thou get to listen who believe in Our Signs, and they will bow in Islam.

A. Yusuf Alipublic-domain

you cannot guide the blind out of their error: you cannot make anyone hear you except those who believe in Our signs and submit [to Us].

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Nor canst thou lead the blind out of their error. Thou canst make none to hear, save those who believe Our revelations and who have surrendered.

M. Pickthallpublic-domain

And you cannot guide the blind away from their error. You will only make hear those who believe in Our verses so they are Muslims [i.e., submitting to Allāh].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وما أنت -أيها الرسول- بهادٍ عن الضلالة مَن أعماه الله عن الهدى والرشاد، ولا يمكنك أن تُسمع إلا مَن يصدِّق بآياتنا، فهم مسلمون مطيعون، مستجيبون لما دعوتهم إليه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?