← Sure 28

28:37

وَقَالَ مُوسَىٰ رَبِّىٓ أَعْلَمُ بِمَن جَآءَ بِٱلْهُدَىٰ مِنْ عِندِهِۦ وَمَن تَكُونُ لَهُۥ عَـٰقِبَةُ ٱلدَّارِ ۖ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلظَّـٰلِمُونَ

Kelime kelime

وَقَالَ
ve dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
قَالَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مُوسَىٰ
Musa
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مُوسَىٰİsim — özel isim، eril، merfû (nominatif)
رَبِّىٓ
Rabbim
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsim — eril، merfû (nominatif)
ىٓİsim — zamir، son ek، 1. tekil
أَعْلَمُ
daha iyi biliyor
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْلَمُİsim — eril tekil، merfû (nominatif)، sıfat
بِمَن
kimin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
مَنİsim — ism-i mevsûl
جَآءَ
getirdiğini
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِٱلْهُدَىٰ
hidayet
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
هُدَىٰİsim — eril، mecrûr (genitif)
مِنْ
kendisinin yanından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdat — harf-i cer (edat)
عِندِهِۦ
yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندِİsim — mecrûr (genitif)
هِۦİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
وَمَن
ve kime
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
مَنİsim — ism-i mevsûl
تَكُونُ
ait olacağını
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُونُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
لَهُۥ
onun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsim — zamir، 3. tekil eril
عَٰقِبَةُ
sonunun
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
عَٰقِبَةُİsim — dişil، merfû (nominatif)
ٱلدَّارِ
bu (dünya) evin(in)
İsim
Kök: دور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
دَّارِİsim — dişil tekil، mecrûr (genitif)
إِنَّهُۥ
muhakkak ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
هُۥİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
لَا
olmaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdat — olumsuzluk
يُفْلِحُ
iflah
Fiil
Kök: فلح
Dilbilgisi (i'rab)
يُفْلِحُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلظَّٰلِمُونَ
zalimler
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
ظَّٰلِمُونَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Musa: "Rabbim, katından bir doğruluk rehberini kimin getirdiğini, dünyanın sonunun kimin olacağını daha iyi bilir. Doğrusu zalimler başarıya erişemezler" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Musa şöyle dedi: "Rabbim, kendi katından kimin hidayet rehberi getirdiğini ve hayırlı akibetin kime nasip olacağını en iyi bilendir. Muhakkak ki zalimler, kurtuluşa eremezler."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Musa ise şöyle demişti: “Rabbim, kendi katından kimin hidayet getirdiğini ve yurdun (bu dünyanın) sonunun kimin olacağını çok iyi bilendir.” Şüphesiz ki zalimler kurtulamazlar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Moses said: "My Lord knows best who it is that comes with guidance from Him and whose end will be best in the Hereafter: certain it is that the wrong-doers will not prosper."

A. Yusuf Alipublic-domain

Moses said, ‘My Lord knows best who comes with guidance from Him and who will have the final Home: wrongdoers will never succeed.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And Moses said: My Lord is Best Aware of him who bringeth guidance from His presence, and whose will be the sequel of the Home (of bliss). Lo! wrong-doers will not be successful.

M. Pickthallpublic-domain

And Moses said, "My Lord is more knowing [than we or you] of who has come with guidance from Him and to whom will be succession in the home. Indeed, wrongdoers do not succeed."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقال موسى لفرعون: ربي أعلم بالمحقِّ منَّا الذي جاء بالرشاد من عنده، ومَن الذي له العقبى المحمودة في الدار الآخرة، إنه لا يظفر الظالمون بمطلوبهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?