← Sure 31

31:7

وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَـٰتُنَا وَلَّىٰ مُسْتَكْبِرًا كَأَن لَّمْ يَسْمَعْهَا كَأَنَّ فِىٓ أُذُنَيْهِ وَقْرًا ۖ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

Kelime kelime

وَإِذَا
ve zaman
Edat
تُتْلَىٰ
okunduğu
Fiil
Kök: تلو
عَلَيْهِ
ona
Edat
ءَايَٰتُنَا
ayetlerimiz
İsim
Kök: أيي
وَلَّىٰ
sırtını döner
Fiil
Kök: ولي
مُسْتَكْبِرًا
büyüklük taslayarak
İsim
Kök: كبر
كَأَن
sanki
Edat
لَّمْ
onları hiç işitmemiş
Edat
يَسْمَعْهَا
işitecekleri
Fiil
Kök: سمع
كَأَنَّ
sanki
Edat
فِىٓ
kulaklarında
Edat
أُذُنَيْهِ
kulakları
İsim
Kök: أذن
وَقْرًا
ağırlık varmış
İsim
Kök: وقر
فَبَشِّرْهُ
ona müjdele
Fiil
Kök: بشر
بِعَذَابٍ
bir azabı
İsim
Kök: عذب
أَلِيمٍ
acıklı
İsim
Kök: ألم

Meal

When Our Signs are rehearsed to such a one, he turns away in arrogance, as if he heard them not, as if there were deafness in both his ears: announce to him a grievous Penalty.

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Onun karşısında âyetlerimiz okunduğu zaman da sanki onları işitmemiş, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak yüz çevirir. İşte onu, acı verecek bir azab ile müjdele.

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Ona ayetlerimiz tilavet edildiği (okunup aktarıldığı) zaman, sanki bunları duymamış, sanki kulaklarında (s)ağırlık varmış gibi kibirlenerek yüz çevirir. Onu, elem verici bir azapla müjdele!

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

And when Our revelations are recited unto him he turneth away in pride as if he heard them not, as if there were a deafness in his ears. So give him tidings of a painful doom.

M. Pickthall · EN · public-domain