← Sure 4

4:61

وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ تَعَالَوْا۟ إِلَىٰ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ وَإِلَى ٱلرَّسُولِ رَأَيْتَ ٱلْمُنَـٰفِقِينَ يَصُدُّونَ عَنكَ صُدُودًا

Kelime kelime

وَإِذَا
ve zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذَاİsim — zaman zarfı
قِيلَ
dendiği
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قِيلَFiil — mâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
لَهُمْ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsim — zamir، 3. çoğul eril
تَعَالَوْا۟
gelin
Fiil
Kök: علو
Dilbilgisi (i'rab)
تَعَالَFiil — emir، 2. çoğul eril
وْا۟İsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
إِلَىٰ
şeye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰEdat — harf-i cer (edat)
مَآ
şeyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَآİsim — ism-i mevsûl
أَنزَلَ
indirdiği(ne)
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزَلَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsim — özel isim، merfû (nominatif)
وَإِلَى
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
إِلَىEdat — harf-i cer (edat)
ٱلرَّسُولِ
Elçiye
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
رَّسُولِİsim — eril، mecrûr (genitif)
رَأَيْتَ
görürsün
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
رَأَيْFiil — mâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
ٱلْمُنَٰفِقِينَ
o ikiyüzlülerin
İsim
Kök: نفق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مُنَٰفِقِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
يَصُدُّونَ
uzaklaştıklarını
Fiil
Kök: صدد
Dilbilgisi (i'rab)
يَصُدُّFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
عَنكَ
senden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdat — harf-i cer (edat)
كَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
صُدُودًا
büsbütün uzaklaşmakla
İsim
Kök: صدد
Dilbilgisi (i'rab)
صُدُودًاİsim — masdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve Peygambere gelin" dendiği zaman, münafıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve Peygambere gelin!" denince, münafıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlara “Allah’ın indirdiğine (Kitaba) ve Elçi'ye gelin (onlara başvuralım)” dendiği zaman, münafıkların senden iyice uzaklaştıklarını görürsün.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

When it is said to them: "Come to what Allah hath revealed, and to the Messenger": Thou seest the Hypocrites avert their faces from thee in disgust.

A. Yusuf Alipublic-domain

When they are told, ‘Turn to God’s revelations and the Messenger [for judgement],’ you see the hypocrites turn right away from you [Prophet].

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when it is said unto them: Come unto that which Allah hath revealed and unto the messenger, thou seest the hypocrites turn from thee with aversion.

M. Pickthallpublic-domain

And when it is said to them, "Come to what Allāh has revealed and to the Messenger," you see the hypocrites turning away from you in aversion.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإذا نُصح هؤلاء، وقيل لهم: تعالوا إلى ما أنزل الله، وإلى الرسول محمد صلى الله عليه وسلم، وهديه، أبصَرْتَ الذين يظهرون الإيمان ويبطنون الكفر، يعرضون عنك إعراضًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?