← Sure 5

5:61

وَإِذَا جَآءُوكُمْ قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا وَقَد دَّخَلُوا۟ بِٱلْكُفْرِ وَهُمْ قَدْ خَرَجُوا۟ بِهِۦ ۚ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا كَانُوا۟ يَكْتُمُونَ

Kelime kelime

وَإِذَا
ve zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
إِذَاİsim — zaman zarfı
جَآءُوكُمْ
size geldikleri
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
قَالُوٓا۟
derler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
ءَامَنَّا
inandık
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
وَقَد
oysa muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — hâl (durum) vâvı، ön ek
قَدEdat — tahkik (kad)
دَّخَلُوا۟
girmişlerdir
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
دَّخَلُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
بِٱلْكُفْرِ
küfürle
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
كُفْرِİsim — eril، mecrûr (genitif)
وَهُمْ
yine onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
هُمْİsim — zamir، 3. çoğul eril
قَدْ
muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdat — tahkik (kad)
خَرَجُوا۟
çıkmışlardır
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
خَرَجُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
بِهِۦ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsim — zamir، 3. tekil eril
وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱللَّهُİsim — özel isim، merfû (nominatif)
أَعْلَمُ
daha iyi bilir
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْلَمُİsim — eril tekil، merfû (nominatif)
بِمَا
şeyleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsim — ism-i mevsûl
كَانُوا۟
oldukları
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
يَكْتُمُونَ
gizliyor
Fiil
Kök: كتم
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْتُمُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Size geldiklerinde "İnandık" derler, oysa yanınıza inkarcı olarak girmiş ve yine inkarcı olarak çıkmışlardır. Gizlemekte olduklarını Allah daha iyi bilir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlar, size geldikleri zaman, "iman ettik" dediler. Oysa yanınıza kâfir olarak girip, kâfir olarak çıkmışlardır. Allah, onların gizlediklerini çok iyi bilir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Size geldiklerinde (yanınıza) inkârla girip yine inkârla çıktıkları hâlde “İnandık!” derler. (Oysa) Allah onların içlerinde gizlemiş oldukları şeyleri çok iyi bilendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

When they come to thee, they say: "We believe": but in fact they enter with a mind against Faith, and they go out with the same but Allah knoweth fully all that they hide.

A. Yusuf Alipublic-domain

When they come to you [believers], they say, ‘We believe,’ but they come disbelieving and leave disbelieving- God knows best what they are hiding.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

When they come unto you (Muslims), they say: We believe; but they came in unbelief and they went out in the same; and Allah knoweth best what they were hiding.

M. Pickthallpublic-domain

And when they come to you, they say, "We believe." But they have entered with disbelief [in their hearts], and they have certainly left with it. And Allāh is most knowing of what they were concealing.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإذا جاءكم -أيها المؤمنون- منافقو اليهود، قالوا: آمنَّا، وهم مقيمون على كفرهم، قد دخلوا عليكم بكفرهم الذي يعتقدونه بقلوبهم، ثم خرجوا وهم مصرُّون عليه، والله أعلم بسرائرهم، وإن أظهروا خلاف ذلك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?