← Sure 6

6:110

وَنُقَلِّبُ أَفْـِٔدَتَهُمْ وَأَبْصَـٰرَهُمْ كَمَا لَمْ يُؤْمِنُوا۟ بِهِۦٓ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَنَذَرُهُمْ فِى طُغْيَـٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

Kelime kelime

وَنُقَلِّبُ
ve ters çeviririz
Fiil
Kök: قلب
أَفْـِٔدَتَهُمْ
gönüllerini
İsim
Kök: فأد
وَأَبْصَٰرَهُمْ
ve gözlerini
İsim
Kök: بصر
كَمَا
gibi
Edat
لَمْ
inanmadıkları
Edat
يُؤْمِنُوا۟
iman edinceye
Fiil
Kök: أمن
بِهِۦٓ
ona
Edat
أَوَّلَ
ilk
İsim
Kök: أول
مَرَّةٍ
defasında
İsim
Kök: مرر
وَنَذَرُهُمْ
ve bırakırız onları
Fiil
Kök: وذر
فِى
içinde
Edat
طُغْيَٰنِهِمْ
azgınlıkları
İsim
Kök: طغي
يَعْمَهُونَ
bocalayıp dururlar
Fiil
Kök: عمه

Meal

We (too) shall turn to (confusion) their hearts and their eyes, even as they refused to believe in this in the first instance: We shall leave them in their trespasses, to wander in distraction.

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Biz onların kalblerini ve gözlerini çeviririz de, onlar, ilkin iman etmedikleri gibi, gene de iman etmezler. Biz de onları taşkınlıkları içerisinde kör ve şaşkın bırakırız.

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Ona (vahye) iman etmedikleri ilk durumdaki gibi onların gönüllerini ve gözlerini ters çeviririz. Onları azgınlıkları içerisinde bocalar hâlde bırakırız.

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

We confound their hearts and their eyes. As they believed not therein at the first, We let them wander blindly on in their contumacy.

M. Pickthall · EN · public-domain