← Sure 67

67:29

قُلْ هُوَ ٱلرَّحْمَـٰنُ ءَامَنَّا بِهِۦ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَا ۖ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ فِى ضَلَـٰلٍ مُّبِينٍ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiil — emir، 2. tekil eril
هُوَ
O
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsim — zamir، 3. tekil eril
ٱلرَّحْمَٰنُ
çok merhametlidir
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
رَّحْمَٰنُİsim — eril tekil، merfû (nominatif)
ءَامَنَّا
inanmışşızdır
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
بِهِۦ
O'na
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsim — zamir، 3. tekil eril
وَعَلَيْهِ
ve O'na
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
عَلَيْEdat — harf-i cer (edat)
هِİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
تَوَكَّلْنَا
dayanmışızdır
Fiil
Kök: وكل
Dilbilgisi (i'rab)
تَوَكَّلْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
فَسَتَعْلَمُونَ
yakında bileceksiniz
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
سَEdat — gelecek (se/sevfe)، ön ek
تَعْلَمُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
مَنْ
kimdir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنْİsim — ism-i mevsûl
هُوَ
O
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsim — zamir، 3. tekil eril
فِى
içinde olan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
ضَلَٰلٍ
bir sapıklık
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ضَلَٰلٍİsim — eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مُّبِينٍ
apaçık
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
مُّبِينٍİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

De ki: "Bizim inandığımız ve kendisine güvendiğimiz, Rahman olan Allah'tır. Kimin apaçık bir sapıklıkta olduğunu yakında bileceksiniz."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "O çok merhametlidir. O'na inanmış, O'na dayanmışızdır. Yakında kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “O, Rahmândır. O’na inandık ve yalnızca O’na güvendik. Kimin apaçık bir şaşkınlık (sapkınlık) içinde olduğunu ileride bileceksiniz.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "He is (Allah) Most Gracious: We have believed in Him, and on Him have we put our trust: So, soon will ye know which (of us) it is that is in manifest error."

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘He is the Lord of Mercy; we believe in Him; we put our trust in Him. You will come to know in time who is in obvious error.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: He is the Beneficent. In Him we believe and in Him we put our trust. And ye will soon know who it is that is in error manifest.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "He is the Most Merciful; we have believed in Him, and upon Him we have relied. And you will [come to] know who it is that is in clear error."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل: الله هو الرحمن صدَّقنا به وعملنا بشرعه، وأطعناه، وعليه وحده اعتمدنا في كل أمورنا، فستعلمون- أيها الكافرون- إذا نزل العذاب: أيُّ الفريقين منا ومنكم في بُعْدٍ واضح عن صراط الله المستقيم؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?