← Surah 2

2:17

مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ ٱلَّذِى ٱسْتَوْقَدَ نَارًا فَلَمَّآ أَضَآءَتْ مَا حَوْلَهُۥ ذَهَبَ ٱللَّهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ فِى ظُلُمَـٰتٍ لَّا يُبْصِرُونَ

Word by word

مَثَلُهُمْ
Their example
Noun
Root: مثل
كَمَثَلِ
(is) like (the) example
Noun
Root: مثل
ٱلَّذِى
(of) the one who
Noun
ٱسْتَوْقَدَ
kindled
Verb
Root: وقد
نَارًا
a fire
Noun
Root: نور
فَلَمَّآ
then, when
Preposition
أَضَآءَتْ
it illuminated
Verb
Root: ضوأ
مَا
what
Noun
حَوْلَهُۥ
(was) around him
Noun
Root: حول
ذَهَبَ
took away
Verb
Root: ذهب
ٱللَّهُ
Allah
Noun
Root: أله
بِنُورِهِمْ
their light
Noun
Root: نور
وَتَرَكَهُمْ
and left them
Verb
Root: ترك
فِى
in
Preposition
ظُلُمَٰتٍ
darkness[es]
Noun
Root: ظلم
لَّا
(so) not
Preposition
يُبْصِرُونَ
(do) they see
Verb
Root: بصر

Translation

Their similitude is that of a man who kindled a fire; when it lighted all around him, Allah took away their light and left them in utter darkness. So they could not see.

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Onların durumu, bir ateş yakanın durumu gibidir. (Ateş) çevresini aydınlatır aydınlatmaz Allah onların (gözlerinin) nurlarını giderdi ve onları karanlıklar içinde bıraktı, artık görmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Onların (münafıkların) durumu, (karanlıkta) ateş tutuşturan kişi gibidir. (Ateş), etrafını aydınlattığında Allah onların aydınlığını hemen giderir ve onları karanlıklar içinde bırakır; (hiçbir şey) göremezler.

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

Their likeness is as the likeness of one who kindleth fire, and when it sheddeth its light around him Allah taketh away their light and leaveth them in darkness, where they cannot see,

M. Pickthall · EN · public-domain