← Sure 16

16:101

وَإِذَا بَدَّلْنَآ ءَايَةً مَّكَانَ ءَايَةٍ ۙ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُنَزِّلُ قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مُفْتَرٍۭ ۚ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Kelime kelime

وَإِذَا
ve zaman
Edat
بَدَّلْنَآ
değiştirdiğimiz
Fiil
Kök: بدل
ءَايَةً
bir ayeti
İsim
Kök: أيي
مَّكَانَ
yerine
İsim
Kök: كون
ءَايَةٍ
bir ayet
İsim
Kök: أيي
وَٱللَّهُ
ve Allah
İsim
Kök: أله
أَعْلَمُ
bilirken
İsim
Kök: علم
بِمَا
ne
Edat
يُنَزِّلُ
indirdiğini
Fiil
Kök: نزل
قَالُوٓا۟
derler
Fiil
Kök: قول
إِنَّمَآ
şüphesiz
Edat
أَنتَ
sen
İsim
مُفْتَرٍۭ
iftira ediyorsun
İsim
Kök: فري
بَلْ
hayır
Edat
أَكْثَرُهُمْ
onların çokları
İsim
Kök: كثر
لَا
bilmiyorlar
Edat
يَعْلَمُونَ
bilen
Fiil
Kök: علم

Meal

When We substitute one revelation for another,- and Allah knows best what He reveals (in stages),- they say, "Thou art but a forger": but most of them understand not.

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman Allah ne indirdiğini pek iyi bilmiş iken kâfirler Peygambere: "Sen, ancak bir iftiracısın" dediler. Hayır öyle değil; onların çoğu bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Biz bir ayetin yerine başka bir ayeti değiştirdiğimiz zaman –ki Allah neyi indireceğini çok iyi bilendir– “Sen ancak bir iftiracısın!” dediler. Hayır; onların çoğu (gerçeği) bilmezler.

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

And when We put a revelation in place of (another) revelation, - and Allah knoweth best what He revealeth - they say: Lo! thou art but inventing. Most of them know not.

M. Pickthall · EN · public-domain