← Sure 51

51:40

فَأَخَذْنَـٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذْنَـٰهُمْ فِى ٱلْيَمِّ وَهُوَ مُلِيمٌ

Kelime kelime

فَأَخَذْنَٰهُ
biz de onu yakaladık
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَخَذْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
هُİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
وَجُنُودَهُۥ
ve askerlerini
İsim
Kök: جند
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
جُنُودَİsim — eril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُۥİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
فَنَبَذْنَٰهُمْ
ve onları attık
Fiil
Kök: نبذ
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — atıf bağlacı، ön ek
نَبَذْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
هُمْİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
denize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْيَمِّ
su
İsim
Kök: يمم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
يَمِّİsim — eril، mecrûr (genitif)
وَهُوَ
ve o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — hâl (durum) vâvı، ön ek
هُوَİsim — zamir، 3. tekil eril
مُلِيمٌ
kendi kendini kınıyordu
İsim
Kök: لوم
Dilbilgisi (i'rab)
مُلِيمٌİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)

Meal

TR

Sonunda onu ve ordularını yakalayıp denize attık. O, kınanmayı haketmişti.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Nihayet biz onu ve ordularını yakalayıp hepsini denize attık. Firavun ise o sırada (inadından dolayı pişmanlık duyarak) kendi kendini kınıyordu.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onu da ordularını da yakalayıp denizde boğmuştuk; bu sırada kendini kınayıp duruyordu.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

So We took him and his forces, and threw them into the sea; and his was the blame.

A. Yusuf Alipublic-domain

so We seized him and his forces and threw them into the sea: he was to blame.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

So We seized him and his hosts and flung them in the sea, for he was reprobate.

M. Pickthallpublic-domain

So We took him and his soldiers and cast them into the sea, and he was blameworthy.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فأخذنا فرعون وجنوده، فطرحناهم في البحر، وهو آتٍ ما يلام عليه؛ بسبب كفره وجحوده وفجوره.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution