← Sure 57

57:8

وَمَا لَكُمْ لَا تُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ ۙ وَٱلرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ لِتُؤْمِنُوا۟ بِرَبِّكُمْ وَقَدْ أَخَذَ مِيثَـٰقَكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Kelime kelime

وَمَا
ve ne?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
مَاİsim — soru
لَكُمْ
oluyor size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsim — zamir، 2. çoğul eril
لَا
güvenmiyorsunuz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdat — olumsuzluk
تُؤْمِنُونَ
inananlar
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
تُؤْمِنُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَٱلرَّسُولُ
ve elçi
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — hâl (durum) vâvı، ön ek
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
رَّسُولُİsim — eril، merfû (nominatif)
يَدْعُوكُمْ
sizi çağırdığı (halde)
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
يَدْعُوFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
لِتُؤْمِنُوا۟
inanmağa
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdat — ta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تُؤْمِنُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
بِرَبِّكُمْ
Rabbinize
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
رَبِّİsim — eril، mecrûr (genitif)
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
وَقَدْ
ve muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
قَدْEdat — tahkik (kad)
أَخَذَ
aldığı (halde)
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
أَخَذَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مِيثَٰقَكُمْ
sizin sağlam sözünüzü
İsim
Kök: وثق
Dilbilgisi (i'rab)
مِيثَٰقَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdat — şart
كُنتُم
iseniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiil — mâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
مُّؤْمِنِينَ
inananlar
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
مُّؤْمِنِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Peygamber sizi, Rabbinize inanmaya çağırdığı halde, Allah'a niçin inanmazsınız? Hem O, sizden söz almıştı, inanmışlar iseniz; bu çağrıya koşun.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Size ne oldu ki, Resul sizi Rabbinize inanmanız için davet ettiği halde Allah'a inanmıyorsunuz? Oysa O, sizden kesin söz almıştı. Eğer inanacaksanız.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Elçi sizi Rabbinize inanıp güvenmeye çağırdığı hâlde niçin Allah’a inanıp güvenmiyorsunuz? İnanıyorsanız o, sizden kesin bir söz de almıştı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

What cause have ye why ye should not believe in Allah?- and the Messenger invites you to believe in your Lord, and has indeed taken your Covenant, if ye are men of Faith.

A. Yusuf Alipublic-domain

Why should you not believe in God when the Mes-senger calls you to believe in your Lord, and He has already made a pledge with you, if you have faith?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

What aileth you that ye believe not in Allah, when the messenger calleth you to believe in your Lord, and He hath already made a covenant with you, if ye are believers?

M. Pickthallpublic-domain

And why do you not believe in Allāh while the Messenger invites you to believe in your Lord and He has taken your covenant, if you should [truly] be believers?

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وأيُّ عذر لكم في أن لا تصدقوا بوحدانية الله وتعملوا بشرعه، والرسول يدعوكم إلى ذلك، وقد أخذ الله ميثاقكم على ذلك، إن كنتم مؤمنين بالله خالقكم؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?