← Sure 7

7:165

فَلَمَّا نَسُوا۟ مَا ذُكِّرُوا۟ بِهِۦٓ أَنجَيْنَا ٱلَّذِينَ يَنْهَوْنَ عَنِ ٱلسُّوٓءِ وَأَخَذْنَا ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ بِعَذَابٍۭ بَـِٔيسٍۭ بِمَا كَانُوا۟ يَفْسُقُونَ

Kelime kelime

فَلَمَّا
ne zaman ki
Edat
نَسُوا۟
onlar unuttular
Fiil
Kök: نسي
مَا
şeyi
İsim
ذُكِّرُوا۟
hatırlatılan
Fiil
Kök: ذكر
بِهِۦٓ
kendilerine
Edat
أَنجَيْنَا
biz de kurtardık
Fiil
Kök: نجو
ٱلَّذِينَ
kimseleri
İsim
يَنْهَوْنَ
meneden(leri)
Fiil
Kök: نهي
عَنِ
kötülükten
Edat
ٱلسُّوٓءِ
kötülük
İsim
Kök: سوأ
وَأَخَذْنَا
ve yakaladık
Fiil
Kök: أخذ
ٱلَّذِينَ
kimseleri
İsim
ظَلَمُوا۟
zulmeden(leri)
Fiil
Kök: ظلم
بِعَذَابٍۭ
bir azab ile
İsim
Kök: عذب
بَـِٔيسٍۭ
çetin
İsim
Kök: بأس
بِمَا
yüzünden
Edat
كَانُوا۟
yoldan çıkmaları
Fiil
Kök: كون
يَفْسُقُونَ
fasıklık yapıyor(lar)
Fiil
Kök: فسق

Meal

When they disregarded the warnings that had been given them, We rescued those who forbade Evil; but We visited the wrong-doers with a grievous punishment because they were given to transgression.

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Onlar yapılan bunca nasihatı unuttukları zaman, o kötülükten sakındıranları kurtardık, o zalimleri de fena hareketlerinden dolayı şiddetli bir azaba uğrattık.

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Kendilerine yapılan uyarıları unutunca, kötülükten engelleyenleri kurtarmış, haksızlık edenleri de yapmakta oldukları kötülükler nedeniyle çok kötü bir azaba çarptırmıştık.

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

And when they forgot that whereof they had been reminded, We rescued those who forbade wrong, and visited those who did wrong with dreadful punishment because they were evil-livers.

M. Pickthall · EN · public-domain