Tüm sureler

81.Tekvîr

التكوير

Mekke · 29 ayet

  1. 1

    إِذَا ٱلشَّمْسُ كُوِّرَتْ

    81:1

    When the sun (with its spacious light) is folded up;

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Güneş katlanıp dürüldüğünde,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Güneş dürüldüğü zaman,

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    When the sun is overthrown,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  2. 2

    وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتْ

    81:2

    When the stars fall, losing their lustre;

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Yıldızlar bulandığında,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Yıldızlar (sönüp)

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And when the stars fall,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  3. 3

    وَإِذَا ٱلْجِبَالُ سُيِّرَتْ

    81:3

    When the mountains vanish (like a mirage);

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Dağlar yürütüldüğünde,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Dağlar yürütüldüğü,

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And when the hills are moved,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  4. 4

    وَإِذَا ٱلْعِشَارُ عُطِّلَتْ

    81:4

    When the she-camels, ten months with young, are left untended;

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Kıyılmaz mallar bırakıldığında,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    On aylık (değerli) gebe develer bırakıldığı (salıverildiği)

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And when the camels big with young are abandoned,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  5. 5

    وَإِذَا ٱلْوُحُوشُ حُشِرَتْ

    81:5

    When the wild beasts are herded together (in the human habitations);

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Vahşi hayvanlar bir araya toplandığında,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Yabani hayvanlar bir araya toplandığı,

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And when the wild beasts are herded together,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  6. 6

    وَإِذَا ٱلْبِحَارُ سُجِّرَتْ

    81:6

    When the oceans boil over with a swell;

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Denizler ateşlendiğinde (suları çekilip, volkanlar halinde ateş püskürdüğünde),

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Denizler kaynatıldığı zaman (Son Saat gerçekleşmiş olacaktır).

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And when the seas rise,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  7. 7

    وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتْ

    81:7

    When the souls are sorted out, (being joined, like with like);

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Nefisler eşleştirildiğinde (iyiler iyilerle, kötüler kötülerle bir araya toplandığında),

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Ruhlar (bedenlerle)

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And when souls are reunited,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  8. 8

    وَإِذَا ٱلْمَوْءُۥدَةُ سُئِلَتْ

    81:8

    When the female (infant), buried alive, is questioned -

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Diri diri gömülen kız çocuğuna hangi günah(ı)

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And when the girl-child that was buried alive is asked

    M. Pickthall · EN · public-domain

  9. 9

    بِأَىِّ ذَنۢبٍ قُتِلَتْ

    81:9

    For what crime she was killed;

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    "Hangi günahtan dolayı öldürüldü?" diye.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Diri diri gömülen kız çocuğuna hangi günah(ı) yüzünden öldürüldüğü sorulduğu zaman, Tekvîr 81:8-9

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    For what sin she was slain,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  10. 10

    وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتْ

    81:10

    When the scrolls are laid open;

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Amel defterleri açıldığında,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    (Amel) defterler(i)

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And when the pages are laid open,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  11. 11

    وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتْ

    81:11

    When the world on High is unveiled;

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Gök sıyrılıp açıldığında,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Gök sıyrıldığı zaman,

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And when the sky is torn away,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  12. 12

    وَإِذَا ٱلْجَحِيمُ سُعِّرَتْ

    81:12

    When the Blazing Fire is kindled to fierce heat;

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Cehennem kızıştırıldığında,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Cehennem alevlendirildiği zaman,

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And when hell is lighted,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  13. 13

    وَإِذَا ٱلْجَنَّةُ أُزْلِفَتْ

    81:13

    And when the Garden is brought near;-

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Ve cennet yaklaştırıldığında,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Cennet yaklaştırıldığı zaman,

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And when the Garden is brought nigh,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  14. 14

    عَلِمَتْ نَفْسٌ مَّآ أَحْضَرَتْ

    81:14

    (Then) shall each soul know what it has put forward.

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Herkes ne getirmiş olduğunu anlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Her can (ahiret için dünyada) neler hazırladığını bilmiş (olacak)tır.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    (Then) every soul will know what it hath made ready.

    M. Pickthall · EN · public-domain

  15. 15

    فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلْخُنَّسِ

    81:15

    So verily I call to witness the planets - that recede,

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Şimdi yemin ederim o sinenlere (gündüzleri gözden kaybolan yıldızlara),

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Hayır!

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    Oh, but I call to witness the planets,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  16. 16

    ٱلْجَوَارِ ٱلْكُنَّسِ

    81:16

    Go straight, or hide;

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    O akıp akıp yuvasına gidenlere,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    (Yörüngelerinde)

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    The stars which rise and set,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  17. 17

    وَٱلَّيْلِ إِذَا عَسْعَسَ

    81:17

    And the Night as it dissipates;

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Yöneldiği an geceye,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Kararmaya başlayan geceye,

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And the close of night,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  18. 18

    وَٱلصُّبْحِ إِذَا تَنَفَّسَ

    81:18

    And the Dawn as it breathes away the darkness;-

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Nefeslendiği (ağardığı) an sabaha ki,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Nefes almaya (aydınlanmaya)

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And the breath of morning

    M. Pickthall · EN · public-domain

  19. 19

    إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ

    81:19

    Verily this is the word of a most honourable Messenger,

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Kuşkusuz o Kur'an, değerli bir elçinin sözüdür.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Şüphesiz o (Kur’an), değerli bir elçinin (Cebrail’in ulaştırdığı) sözüdür.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    That this is in truth the word of an honoured messenger,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  20. 20

    ذِى قُوَّةٍ عِندَ ذِى ٱلْعَرْشِ مَكِينٍ

    81:20

    Endued with Power, with rank before the Lord of the Throne,

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    O elçi güçlüdür, Arş'ın sahibinin yanında çok itibarlıdır.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    (O elçi), arşın sahibi (olan Allah) katında itibarlı (sözü dinlenen ve kendisine güvenilen)dir.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    Mighty, established in the presence of the Lord of the Throne,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  21. 21

    مُّطَاعٍ ثَمَّ أَمِينٍ

    81:21

    With authority there, (and) faithful to his trust.

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Orada ona itaat edilir, güvenilir.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Orada (kendisine) itaat edilendir, güvenilendir.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    (One) to be obeyed, and trustworthy;

    M. Pickthall · EN · public-domain

  22. 22

    وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجْنُونٍ

    81:22

    And (O people!) your companion is not one possessed;

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Arkadaşınızı cin çarpmış değildir.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Arkadaşınız asla cinlenmiş değildir.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And your comrade is not mad.

    M. Pickthall · EN · public-domain

  23. 23

    وَلَقَدْ رَءَاهُ بِٱلْأُفُقِ ٱلْمُبِينِ

    81:23

    And without doubt he saw him in the clear horizon.

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Andolsun o, Cebrail'i açık ufukta gördü.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Yemin olsun ki onu (Cebrail’i) apaçık ufukta görmüştü.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    Surely he beheld Him on the clear horizon.

    M. Pickthall · EN · public-domain

  24. 24

    وَمَا هُوَ عَلَى ٱلْغَيْبِ بِضَنِينٍ

    81:24

    Neither doth he withhold grudgingly a knowledge of the Unseen.

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    O, gayb hakkında cimri de değildir.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    O, gayb (bilinemeyenler) hakkında asla cimri değildir.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And he is not avid of the Unseen.

    M. Pickthall · EN · public-domain

  25. 25

    وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَـٰنٍ رَّجِيمٍ

    81:25

    Nor is it the word of an evil spirit accursed.

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    O, kovulmuş bir şeytanın sözü değildir.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    O (Kur’an), asla kovulmuş şeytanın sözü değildir.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    Nor is this the utterance of a devil worthy to be stoned.

    M. Pickthall · EN · public-domain

  26. 26

    فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ

    81:26

    When whither go ye?

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Hâl böyle iken, siz nereye gidiyorsunuz?

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Nereye gidiyorsunuz!

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    Whither then go ye?

    M. Pickthall · EN · public-domain

  27. 27

    إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَـٰلَمِينَ

    81:27

    Verily this is no less than a Message to (all) the Worlds:

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    O, âlemler için öğütten başka bir şey değildir,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    O (Kur’an) âlemler için, yani içinizden doğru yolda gitmek isteyenler için ancak bir hatırla(t)madır.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    This is naught else than a reminder unto creation,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  28. 28

    لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ

    81:28

    (With profit) to whoever among you wills to go straight:

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    İçinizden doğru gitmek isteyenler için.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    O (Kur’an) âlemler için, yani içinizden doğru yolda gitmek isteyenler için ancak bir hatırla(t)madır. Tekvîr 81:27-28

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    Unto whomsoever of you willeth to walk straight.

    M. Pickthall · EN · public-domain

  29. 29

    وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

    81:29

    But ye shall not will except as Allah wills,- the Cherisher of the Worlds.

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince, siz dileyemezsiniz.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    (Böylece), âlemlerin Rabbi olan Allah’ın dilediğinden başkasını dilememiş olursunuz.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And ye will not, unless (it be) that Allah willeth, the Lord of Creation.

    M. Pickthall · EN · public-domain

Arapça metin kaynağı: Quran.com API v4 (public-domain)