← السورة 11

11:88

قَالَ يَـٰقَوْمِ أَرَءَيْتُمْ إِن كُنتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّى وَرَزَقَنِى مِنْهُ رِزْقًا حَسَنًا ۚ وَمَآ أُرِيدُ أَنْ أُخَالِفَكُمْ إِلَىٰ مَآ أَنْهَىٰكُمْ عَنْهُ ۚ إِنْ أُرِيدُ إِلَّا ٱلْإِصْلَـٰحَ مَا ٱسْتَطَعْتُ ۚ وَمَا تَوْفِيقِىٓ إِلَّا بِٱللَّهِ ۚ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ أُنِيبُ

كلمة بكلمة

قَالَ
He said
فعل
الجذر: قول
يَٰقَوْمِ
O my people
اسم
الجذر: قوم
أَرَءَيْتُمْ
Do you see
فعل
الجذر: رأي
إِن
if
حرف جر
كُنتُ
I am
فعل
الجذر: كون
عَلَىٰ
on
حرف جر
بَيِّنَةٍ
a clear evidence
اسم
الجذر: بين
مِّن
from
حرف جر
رَّبِّى
my Lord
اسم
الجذر: ربب
وَرَزَقَنِى
and He has provided me
فعل
الجذر: رزق
مِنْهُ
from Himself
حرف جر
رِزْقًا
a good provision
اسم
الجذر: رزق
حَسَنًا
a good provision
اسم
الجذر: حسن
وَمَآ
And not
حرف جر
أُرِيدُ
I intend
فعل
الجذر: رود
أَنْ
that
حرف جر
أُخَالِفَكُمْ
I differ from you
فعل
الجذر: خلف
إِلَىٰ
in
حرف جر
مَآ
what
اسم
أَنْهَىٰكُمْ
I forbid you
فعل
الجذر: نهي
عَنْهُ
from it
حرف جر
إِنْ
Not
حرف جر
أُرِيدُ
I intend
فعل
الجذر: رود
إِلَّا
except
حرف جر
ٱلْإِصْلَٰحَ
the reform
اسم
الجذر: صلح
مَا
as much as I am able
اسم
ٱسْتَطَعْتُ
as much as I am able
فعل
الجذر: طوع
وَمَا
And not
حرف جر
تَوْفِيقِىٓ
(is) my success
اسم
الجذر: وفق
إِلَّا
except
حرف جر
بِٱللَّهِ
with Allah
اسم
الجذر: أله
عَلَيْهِ
Upon Him
حرف جر
تَوَكَّلْتُ
I trust
فعل
الجذر: وكل
وَإِلَيْهِ
and to Him
حرف جر
أُنِيبُ
I turn
فعل
الجذر: نوب

الترجمة

He said: "O my people! see ye whether I have a Clear (Sign) from my Lord, and He hath given me sustenance (pure and) good as from Himself? I wish not, in opposition to you, to do that which I forbid you to do. I only desire (your) betterment to the best of my power; and my success (in my task) can only come from Allah. In Him I trust, and unto Him I look.

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Şu'ayb dedi ki: "Ey kavmim! Şayet ben Rabbimden ispat edici bir delil üzerinde bulunuyorsam ve şayet bana, O kendi katından güzel bir rızık ihsan etmişse, söyleyin bakalım ben ne yapmalıyım? Ben size karşı çıkmakla sizi menettiğim şeylere kendim düşmek istemiyorum. Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmeye çalışıyorum. Muvaffakiyetim de ancak Allah'ın yardımı ile olacaktır. Ben yalnızca O'na dayandım ve ancak O'na döneceğim."

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

(Şuayb ise onlara) şöyle demişti: “Ey kavmim! Bir düşünsenize! Ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve O bana kendi katından güzel bir rızık vermişse (hâliniz nasıl olacak?) Sizi kendisinden menettiğim şeylere yönelik olarak size (olan sözüme) aykırı davranmak istemiyorum. Ben gücümün yettiği kadar ıslah etmekten başka bir şey istemiyorum. Başarmam ancak Allah’ın yardımı iledir. Yalnız O’na güvendim ve yalnız O’na yöneleceğim.

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

He said: O my people! Bethink you: if I am (acting) on a clear proof from my Lord and He sustaineth me with fair sustenance from Him (how can I concede aught to you)? I desire not to do behind your backs that which I ask you not to do. I desire naught save reform so far as I am able. My welfare is only in Allah. In Him I trust and unto Him I turn (repentant).

M. Pickthall · EN · public-domain