All surahs

100.The Courser

العاديات

Meccan · 11 ayahs

  1. 1

    وَٱلْعَـٰدِيَـٰتِ ضَبْحًا

    100:1

    By the (Steeds) that run, with panting (breath),

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    O harıl harıl (savaşa) koşanlara,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Yemin olsun:

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    By the snorting courses,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  2. 2

    فَٱلْمُورِيَـٰتِ قَدْحًا

    100:2

    And strike sparks of fire,

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    (Tırnaklarıyla yerden) ateş çıkaranlara,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Kıvılcım (öfke)

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    Striking sparks of fire

    M. Pickthall · EN · public-domain

  3. 3

    فَٱلْمُغِيرَٰتِ صُبْحًا

    100:3

    And push home the charge in the morning,

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Sabahleyin akın edenlere,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Sabah vakti baskın yapanlara.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And scouring to the raid at dawn,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  4. 4

    فَأَثَرْنَ بِهِۦ نَقْعًا

    100:4

    And raise the dust in clouds the while,

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Tozu dumana karıştıranlara,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Bu sebeple,

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    Then, therewith, with their trail of dust,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  5. 5

    فَوَسَطْنَ بِهِۦ جَمْعًا

    100:5

    And penetrate forthwith into the midst (of the foe) en masse;-

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Derken bir topluluğun ortasına dalanlara yemin ederim ki,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Topluluğun ortasına dalmışlardı.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    Cleaving, as one, the centre (of the foe),

    M. Pickthall · EN · public-domain

  6. 6

    إِنَّ ٱلْإِنسَـٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودٌ

    100:6

    Truly man is, to his Lord, ungrateful;

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Şüphesiz insan, Rabbine karşı çok nankördür.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Şüphesiz ki böylesi insan, Rabbine karşı çok nankördür.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    Lo! man is an ingrate unto his Lord

    M. Pickthall · EN · public-domain

  7. 7

    وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌ

    100:7

    And to that (fact) he bears witness (by his deeds);

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Ve kendisi de buna şahittir.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Şüphesiz ki buna kendisi de şahittir.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And lo! he is a witness unto that;

    M. Pickthall · EN · public-domain

  8. 8

    وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلْخَيْرِ لَشَدِيدٌ

    100:8

    And violent is he in his love of wealth.

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Gerçekten o dünya malını çok sevdiği için katıdır.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Şüphesiz ki onun mal sevgisi çok şiddetlidir.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And lo! in the love of wealth he is violent.

    M. Pickthall · EN · public-domain

  9. 9

    ۞ أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِى ٱلْقُبُورِ

    100:9

    Does he not know,- when that which is in the graves is scattered abroad

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Bilmiyor mu ki, kabirlerin içindekiler fırlatılacak.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Bilmez mi ki mezarlarda olanlar dışarı atıldığı zaman,

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    Knoweth he not that, when the contents of the graves are poured forth

    M. Pickthall · EN · public-domain

  10. 10

    وَحُصِّلَ مَا فِى ٱلصُّدُورِ

    100:10

    And that which is (locked up) in (human) breasts is made manifest-

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Ve sinelerin içindekiler derlenecek.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Göğüslerde (kalplerde) olanlar (gizlenenler)

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And the secrets of the breasts are made known,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  11. 11

    إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّخَبِيرٌۢ

    100:11

    That their Lord had been Well-acquainted with them, (even to) that Day?

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    O gün Rableri onların bütün yaptıklarından haberdardır

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Şüphesiz ki Rableri o gün onlardan haberdardır.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    On that day will their Lord be perfectly informed concerning them.

    M. Pickthall · EN · public-domain

Arabic text source: Quran.com API v4 (public-domain)