← Sure 12

12:31

فَلَمَّا سَمِعَتْ بِمَكْرِهِنَّ أَرْسَلَتْ إِلَيْهِنَّ وَأَعْتَدَتْ لَهُنَّ مُتَّكَـًٔا وَءَاتَتْ كُلَّ وَٰحِدَةٍ مِّنْهُنَّ سِكِّينًا وَقَالَتِ ٱخْرُجْ عَلَيْهِنَّ ۖ فَلَمَّا رَأَيْنَهُۥٓ أَكْبَرْنَهُۥ وَقَطَّعْنَ أَيْدِيَهُنَّ وَقُلْنَ حَـٰشَ لِلَّهِ مَا هَـٰذَا بَشَرًا إِنْ هَـٰذَآ إِلَّا مَلَكٌ كَرِيمٌ

Kelime kelime

فَلَمَّا
ne zaman ki
Edat
سَمِعَتْ
(kadın) işitti
Fiil
Kök: سمع
بِمَكْرِهِنَّ
onların hilelerini
İsim
Kök: مكر
أَرْسَلَتْ
(haber) gönderdi
Fiil
Kök: رسل
إِلَيْهِنَّ
onlara
Edat
وَأَعْتَدَتْ
ve hazırladı
Fiil
Kök: عتد
لَهُنَّ
onlar için
Edat
مُتَّكَـًٔا
dayanacak yastıklar
İsim
Kök: وكأ
وَءَاتَتْ
ve verdi
Fiil
Kök: أتي
كُلَّ
her
İsim
Kök: كلل
وَٰحِدَةٍ
birine
İsim
Kök: وحد
مِّنْهُنَّ
onlardan
Edat
سِكِّينًا
birer bıçak
İsim
Kök: سكن
وَقَالَتِ
ve dedi
Fiil
Kök: قول
ٱخْرُجْ
çık!
Fiil
Kök: خرج
عَلَيْهِنَّ
karşılarına
Edat
فَلَمَّا
ne zaman ki
Edat
رَأَيْنَهُۥٓ
O'nu görünce
Fiil
Kök: رأي
أَكْبَرْنَهُۥ
onu (gözlerinde) büyüttüler
Fiil
Kök: كبر
وَقَطَّعْنَ
ve kestiler
Fiil
Kök: قطع
أَيْدِيَهُنَّ
ellerini
İsim
Kök: يدي
وَقُلْنَ
ve dediler
Fiil
Kök: قول
حَٰشَ
haşa
İsim
Kök: حوش
لِلَّهِ
Allah için
İsim
Kök: أله
مَا
değildir
Edat
هَٰذَا
bu
Edat
بَشَرًا
insan
İsim
Kök: بشر
إِنْ
bu
Edat
هَٰذَآ
bu
Edat
إِلَّا
ancak
Edat
مَلَكٌ
bir melektir
İsim
Kök: ملك
كَرِيمٌ
güzel
İsim
Kök: كرم

Meal

When she heard of their malicious talk, she sent for them and prepared a banquet for them: she gave each of them a knife: and she said (to Joseph), "Come out before them." When they saw him, they did extol him, and (in their amazement) cut their hands: they said, "Allah preserve us! no mortal is this! this is none other than a noble angel!"

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Azizin karısı, onların gizliden gizliye dedikodu yaydıklarını işitince, onlara davetçi gönderdi ve onlara mükellef bir sofra hazırladı. Her birine bir bıçak verdi, beri taraftan da Yusuf'a "çık karşılarına" dedi. Görür görmez hepsi onu gözlerinde çok büyüttüler ve (şaşkınlıkla) ellerini kestiler. Dediler ki: "Hâşâ! Allah için, bu bir insan değil, olsa olsa yüce bir melektir."

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

(Züleyha) onların dedikodusunu duyunca, onlara (davetçi) göndermiş, onlar için dayanacak yastıklar (iyi bir sofra ortamı) hazırlamış, her birine bir bıçak vermiş, (Yusuf’a da:) “Çık karşılarına!” demişti. (Kadınlar) onu görünce, onu (gözlerinde) büyütmüş, (şaşkınlıklarından) ellerini kesmişler ve şöyle demişlerdi: “Haşa! Allah için! Bu, bir insan olamaz. Bu ancak değerli bir melektir!”

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

And when she heard of their sly talk, she sent to them and prepared for them a cushioned couch (to lie on at the feast) and gave to every one of them a knife and said (to Joseph): Come out unto them! And when they saw him they exalted him and cut their hands, exclaiming: Allah Blameless! This is no a human being. This is not other than some gracious angel.

M. Pickthall · EN · public-domain