← Sure 2

2:221

وَلَا تَنكِحُوا۟ ٱلْمُشْرِكَـٰتِ حَتَّىٰ يُؤْمِنَّ ۚ وَلَأَمَةٌ مُّؤْمِنَةٌ خَيْرٌ مِّن مُّشْرِكَةٍ وَلَوْ أَعْجَبَتْكُمْ ۗ وَلَا تُنكِحُوا۟ ٱلْمُشْرِكِينَ حَتَّىٰ يُؤْمِنُوا۟ ۚ وَلَعَبْدٌ مُّؤْمِنٌ خَيْرٌ مِّن مُّشْرِكٍ وَلَوْ أَعْجَبَكُمْ ۗ أُو۟لَـٰٓئِكَ يَدْعُونَ إِلَى ٱلنَّارِ ۖ وَٱللَّهُ يَدْعُوٓا۟ إِلَى ٱلْجَنَّةِ وَٱلْمَغْفِرَةِ بِإِذْنِهِۦ ۖ وَيُبَيِّنُ ءَايَـٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

Kelime kelime

وَلَا
evlenmeyin
Edat
تَنكِحُوا۟
alın
Fiil
Kök: نكح
ٱلْمُشْرِكَٰتِ
müşrik (Allah'a ortak koşan) kadınlarla
İsim
Kök: شرك
حَتَّىٰ
kadar
Edat
يُؤْمِنَّ
inanıncaya
Fiil
Kök: أمن
وَلَأَمَةٌ
bir cariye
İsim
Kök: أمو
مُّؤْمِنَةٌ
inanan
İsim
Kök: أمن
خَيْرٌ
daha hayırlıdır
İsim
Kök: خير
مِّن
ortak koşan (hür) kadından
Edat
مُّشْرِكَةٍ
ve ortak koşan kadınlara
İsim
Kök: شرك
وَلَوْ
ve eğer
Edat
أَعْجَبَتْكُمْ
hoşunuza gitse bile
Fiil
Kök: عجب
وَلَا
evlendirmeyin
Edat
تُنكِحُوا۟
ve evlendirin
Fiil
Kök: نكح
ٱلْمُشْرِكِينَ
ortak koşan erkeklerle
İsim
Kök: شرك
حَتَّىٰ
kadar
Edat
يُؤْمِنُوا۟
iman edinceye
Fiil
Kök: أمن
وَلَعَبْدٌ
ve bir köle
İsim
Kök: عبد
مُّؤْمِنٌ
inanan
İsim
Kök: أمن
خَيْرٌ
daha hayırlıdır
İsim
Kök: خير
مِّن
müşrik erkekten
Edat
مُّشْرِكٍ
ortak koşan erkeklerle
İsim
Kök: شرك
وَلَوْ
eğer
Edat
أَعْجَبَكُمْ
hoşunuza gitse bile
Fiil
Kök: عجب
أُو۟لَٰٓئِكَ
(Zira) onlar
İsim
يَدْعُونَ
çağırıyorlar
Fiil
Kök: دعو
إِلَى
ateşe
Edat
ٱلنَّارِ
ateş
İsim
Kök: نور
وَٱللَّهُ
Allah ise
İsim
Kök: أله
يَدْعُوٓا۟
çağırıyor
Fiil
Kök: دعو
إِلَى
cennete
Edat
ٱلْجَنَّةِ
cennet
İsim
Kök: جنن
وَٱلْمَغْفِرَةِ
ve mağfirete
İsim
Kök: غفر
بِإِذْنِهِۦ
izniyle
İsim
Kök: أذن
وَيُبَيِّنُ
ve açıklar
Fiil
Kök: بين
ءَايَٰتِهِۦ
ayetlerini
İsim
Kök: أيي
لِلنَّاسِ
insanlara
İsim
Kök: أنس
لَعَلَّهُمْ
umulur ki
Edat
يَتَذَكَّرُونَ
düşünürler
Fiil
Kök: ذكر

Meal

Do not marry unbelieving women (idolaters), until they believe: A slave woman who believes is better than an unbelieving woman, even though she allures you. Nor marry (your girls) to unbelievers until they believe: A man slave who believes is better than an unbeliever, even though he allures you. Unbelievers do (but) beckon you to the Fire. But Allah beckons by His Grace to the Garden (of bliss) and forgiveness, and makes His Signs clear to mankind: That they may celebrate His praise.

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Müşrik kadınları, iman etmedikçe nikâhlamayın. Bir müşrik kadın, sizin hoşunuza gitse bile, iman etmiş olan bir cariye herhalde ondan daha hayırlıdır. Müşrik erkeklere de mümin kadınları nikâh ettirmeyin. Bir müşrik, sizin hoşunuza gitse bile, mümin bir köle elbette ondan daha hayırlıdır. Onlar sizi ateşe davet ederler, Allah ise, kendi izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor ve âyetlerini insanlara açıklıyor. Umulur ki onlar hatırda tutup, öğüt alırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Müşrik kadınlarla, (onlar) iman edinceye kadar evlenmeyin! İmanlı bir cariye, -hoşunuza gitse de- müşrik bir kadından elbette daha hayırlıdır. İman edinceye kadar müşrik erkekleri de (kızlarınızla) evlendirmeyin! İnanmış bir köle, -hoşunuza gitse de- müşrik bir (kişi)den elbette daha hayırlıdır. Onlar (müşrikler), ateşe çağırır. Allah ise buyruğu ile cennete ve bağışlanmaya çağırır. (Allah gerçeği) hatırlasınlar diye ayetlerini insanlara açıklıyor.

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

Wed not idolatresses till they believe; for lo! a believing bondwoman is better than an idolatress though she please you; and give not your daughters in marriage to idolaters till they believe, for lo! a believing slave is better than an idolater though he please you. These invite unto the Fire, and Allah inviteth unto the Garden, and unto forgiveness by His grace, and expoundeth His revelations to mankind that haply they may remember.

M. Pickthall · EN · public-domain