← Sure 43

43:63

وَلَمَّا جَآءَ عِيسَىٰ بِٱلْبَيِّنَـٰتِ قَالَ قَدْ جِئْتُكُم بِٱلْحِكْمَةِ وَلِأُبَيِّنَ لَكُم بَعْضَ ٱلَّذِى تَخْتَلِفُونَ فِيهِ ۖ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Kelime kelime

وَلَمَّا
ne zaman ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
لَمَّاİsim — zaman zarfı
جَآءَ
gelince
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عِيسَىٰ
Îsa
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
عِيسَىٰİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
بِٱلْبَيِّنَٰتِ
açık kanıtlarla
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
بَيِّنَٰتِİsim — dişil çoğul، mecrûr (genitif)
قَالَ
dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
قَدْ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdat — tahkik (kad)
جِئْتُكُم
ben size geldim
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جِئْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsim — zamir، son ek، 1. tekil
كُمİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
بِٱلْحِكْمَةِ
hikmet ile
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
حِكْمَةِİsim — dişil، mecrûr (genitif)
وَلِأُبَيِّنَ
ve açıklamak için (geldim)
Fiil
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
لِEdat — ta'lil lâmı (amaç)، ön ek
أُبَيِّنَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
لَكُم
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsim — zamir، 2. çoğul eril
بَعْضَ
bir kısmını
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
ٱلَّذِى
şeylerden
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsim — ism-i mevsûl، eril tekil
تَخْتَلِفُونَ
ayrılığa düştünüğünüz
Fiil
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
تَخْتَلِفُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
فِيهِ
onda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdat — harf-i cer (edat)
هِİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
فَٱتَّقُوا۟
o halde korkun
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱتَّقُFiil — emir، 2. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsim — özel isim، mansûb (akuzatif)
وَأَطِيعُونِ
ve bana ita'at edin
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
أَطِيعُFiil — emir، 2. çoğul eril
وİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
نِİsim — zamir، son ek، 1. tekil

Meal

TR

İsa, belgeleri getirdiği zaman demişti ki: "Size hikmetle ve ayrılığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını açıklamak üzere geldim. Allah'a karşı gelmekten sakının, bana itaat edin."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İsâ mucizelerle indiği zaman dedi ki: "Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ihtilâfa düştüğünüz şeylerin bir kısmını size açıklamak için geldim. O halde Allah'tan korkun, ve bana itaat edin.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İsa, apaçık delillerle geldiği zaman şöyle demişti: “Ben size elbette hikmet (doğru hükümler) getirdim ve ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size elbette açıklayacağım. Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve bana itaat edin!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

When Jesus came with Clear Signs, he said: "Now have I come to you with Wisdom, and in order to make clear to you some of the (points) on which ye dispute: therefore fear Allah and obey me.

A. Yusuf Alipublic-domain

When Jesus came with clear signs he said, ‘I have brought you wisdom; I have come to clear up some of your differences for you. Be mindful of God and obey me:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

When Jesus came with clear proofs (of Allah's Sovereignty), he said: I have come unto you with wisdom, and to make plain some of that concerning which ye differ. So keep your duty to Allah, and obey me.

M. Pickthallpublic-domain

And when Jesus brought clear proofs, he said, "I have come to you with wisdom [i.e., prophethood] and to make clear to you some of that over which you differ, so fear Allāh and obey me.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولما جاء عيسى بني إسرائيل بالبينات الواضحات من الأدلة قال: قد جئتكم بالنبوة، ولأبيِّن لكم بعض الذي تختلفون فيه من أمور الدين، فاتقوا الله بامتثال أوامره واجتناب نواهيه، وأطيعون فيما أمرتكم به من تقوى الله وطاعته.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?