← السورة 12

12:68

وَلَمَّا دَخَلُوا۟ مِنْ حَيْثُ أَمَرَهُمْ أَبُوهُم مَّا كَانَ يُغْنِى عَنْهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ إِلَّا حَاجَةً فِى نَفْسِ يَعْقُوبَ قَضَىٰهَا ۚ وَإِنَّهُۥ لَذُو عِلْمٍ لِّمَا عَلَّمْنَـٰهُ وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

كلمة بكلمة

وَلَمَّا
And when
حرف جر
دَخَلُوا۟
they entered
فعل
الجذر: دخل
مِنْ
from
حرف جر
حَيْثُ
where
اسم
الجذر: حيث
أَمَرَهُمْ
ordered them
فعل
الجذر: أمر
أَبُوهُم
their father
اسم
الجذر: أبو
مَّا
not
حرف جر
كَانَ
it
فعل
الجذر: كون
يُغْنِى
avail(ed)
فعل
الجذر: غني
عَنْهُم
them
حرف جر
مِّنَ
against
حرف جر
ٱللَّهِ
Allah
اسم
الجذر: أله
مِن
any
حرف جر
شَىْءٍ
thing
اسم
الجذر: شيأ
إِلَّا
but
حرف جر
حَاجَةً
(it was) a need
اسم
الجذر: حوج
فِى
of
حرف جر
نَفْسِ
Yaqub's soul
اسم
الجذر: نفس
يَعْقُوبَ
Yaqub's soul
اسم
قَضَىٰهَا
which he carried out
فعل
الجذر: قضي
وَإِنَّهُۥ
And indeed, he
حرف جر
لَذُو
(was) a possessor
حرف جر
عِلْمٍ
(of) knowledge
اسم
الجذر: علم
لِّمَا
because
حرف جر
عَلَّمْنَٰهُ
We had taught him
فعل
الجذر: علم
وَلَٰكِنَّ
but
حرف جر
أَكْثَرَ
most
اسم
الجذر: كثر
ٱلنَّاسِ
(of) the people
اسم
الجذر: أنس
لَا
(do) not
حرف جر
يَعْلَمُونَ
know
فعل
الجذر: علم

الترجمة

And when they entered in the manner their father had enjoined, it did not profit them in the least against (the plan of) Allah: It was but a necessity of Jacob's soul, which he discharged. For he was, by our instruction, full of knowledge (and experience): but most men know not.

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Ne zaman ki, şehre vardılar, o zaman babalarının kendilerine emrettiği şekilde girdiler. (Gerçi bu şekilde girmeleri) onlar hakında Allah'ın takdir ettiği hiçbir şeyi önleyemezdi, bu sadece Yakub'un içinden geçirdiği bir isteğin yerine getirilmesi oldu. Şüphesiz o, ilim sahibiydi, çünkü ona biz öğretmiştik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Babalarının kendilerine emrettiği yerden (çeşitli kapılardan) girdiklerinde (onun emrini yerine getirmişlerdi. Fakat bu önlem) Allah’tan gelecek hiçbir şeyi onlardan savamazdı; ancak Yakup’un (oğullarını korumak için) söylemek istediği şeyin yerine getirilmesi (söz konusuydu). Şüphesiz ki o, biz kendisine bildirdiğimiz için bilgi sahibiydi. Fakat insanların çoğu (bu gerçeği) bilmezler.

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

And when they entered in the manner which their father had enjoined, it would have naught availed them as against Allah; it was but a need of Jacob's soul which he thus satisfied; and lo! he was a lord of knowledge because We had taught him; but most of mankind know not.

M. Pickthall · EN · public-domain