← Sure 7

7:79

فَتَوَلَّىٰ عَنْهُمْ وَقَالَ يَـٰقَوْمِ لَقَدْ أَبْلَغْتُكُمْ رِسَالَةَ رَبِّى وَنَصَحْتُ لَكُمْ وَلَـٰكِن لَّا تُحِبُّونَ ٱلنَّـٰصِحِينَ

Kelime kelime

فَتَوَلَّىٰ
öteye döndü
Fiil
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
تَوَلَّىٰFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَنْهُمْ
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdat — harf-i cer (edat)
هُمْİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
وَقَالَ
ve dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
قَالَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
يَٰقَوْمِ
Ey kavmim
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdat — nidâ، ön ek
قَوْمِİsim — eril، mansûb (akuzatif)
İsim — zamir، son ek، 1. tekil
لَقَدْ
muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — tekit، ön ek
قَدْEdat — tahkik (kad)
أَبْلَغْتُكُمْ
ben size duyurdum
Fiil
Kök: بلغ
Dilbilgisi (i'rab)
أَبْلَغْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsim — zamir، son ek، 1. tekil
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
رِسَالَةَ
mesajlarını
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رِسَالَةَİsim — dişil، mansûb (akuzatif)
رَبِّى
Rabbimin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsim — eril، mecrûr (genitif)
ىİsim — zamir، son ek، 1. tekil
وَنَصَحْتُ
ve öğüt verdim
Fiil
Kök: نصح
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
نَصَحْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsim — zamir، son ek، 1. tekil
لَكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsim — zamir، 2. çoğul eril
وَلَٰكِن
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَٰكِنEdat — AMD
لَّا
siz sevmiyorsunuz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّاEdat — olumsuzluk
تُحِبُّونَ
sevdiğiniz
Fiil
Kök: حبب
Dilbilgisi (i'rab)
تُحِبُّFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلنَّٰصِحِينَ
öğüt verenleri
İsim
Kök: نصح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
نَّٰصِحِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Salih de onlardan yüz çevirdi ve "Ey milletim! And olsun ki ben size Rabbimin sözünü bildirmiş ve öğüt vermiştim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sâlih de o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! And olsun ki ben size Rabbimin elçiliğini tebliğ ettim ve size öğüt verdim, fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Salih) onlardan yüz çevirip kendilerine şöyle demişti: “Ey kavmim! Şüphesiz ki ben size Rabbimin mesajını ulaştırdım ve size öğüt verdim fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

So Salih left them, saying: "O my people! I did indeed convey to you the message for which I was sent by my Lord: I gave you good counsel, but ye love not good counsellors!"

A. Yusuf Alipublic-domain

So he turned away from them, saying, ‘My people, I delivered my Lord’s messages to you and gave you sincere advice, but you did not like those who gave sincere advice.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And (Salih) turned from them and said: O my people! I delivered my Lord's message unto you and gave you good advice, but ye love not good advisers.

M. Pickthallpublic-domain

And he [i.e., Ṣāliḥ] turned away from them and said, "O my people, I had certainly conveyed to you the message of my Lord and advised you, but you do not like advisors."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فأعرض صالح عليه السلام عن قومه -حين عقروا الناقة وحل بهم الهلاك- وقال لهم: يا قوم لقد أبلغتكم ما أمرني ربي بإبلاغه من أمره ونهيه، وبَذَلْت لكم وسعي في الترغيب والترهيب والنصح، ولكنكم لا تحبون الناصحين، فرددتم قولهم، وأطعتم كل شيطان رجيم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?