91.الشمس
الشمسمكية · 15 آية
- 1
وَٱلشَّمْسِ وَضُحَىٰهَا
91:1
By the Sun and his (glorious) splendour;
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Güneş'e ve onun parıltısına,
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Yemin olsun: Güneşe ve onun aydınlığına,
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
By the sun and his brightness,
M. Pickthall · EN · public-domain
- 2
وَٱلْقَمَرِ إِذَا تَلَىٰهَا
91:2
By the Moon as she follows him;
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Güneş'in ardından gelen Ay'a,
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Onu (güneşi)
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
And the moon when she followeth him,
M. Pickthall · EN · public-domain
- 3
وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا
91:3
By the Day as it shows up (the Sun's) glory;
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Güneş'i açıp ortaya çıkaran gündüze,
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Onu (güneşi)
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
And the day when it revealeth him,
M. Pickthall · EN · public-domain
- 4
وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰهَا
91:4
By the Night as it conceals it;
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Onu örten geceye,
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Onu kapladığı (örttüğü)
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
And the night when it enshroudeth him,
M. Pickthall · EN · public-domain
- 5
وَٱلسَّمَآءِ وَمَا بَنَىٰهَا
91:5
By the Firmament and its (wonderful) structure;
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Göğe ve onu bina edene,
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Göğe ve onu bina edene,
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
And the heaven and Him Who built it,
M. Pickthall · EN · public-domain
- 6
وَٱلْأَرْضِ وَمَا طَحَىٰهَا
91:6
By the Earth and its (wide) expanse:
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Yere ve onu döşeyene,
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Yere ve onu yayana (döşeyene),
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
And the earth and Him Who spread it,
M. Pickthall · EN · public-domain
- 7
وَنَفْسٍ وَمَا سَوَّىٰهَا
91:7
By the Soul, and the proportion and order given to it;
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Nefse ve onu biçimlendirene,
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Nefse (insana)
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
And a soul and Him Who perfected it
M. Pickthall · EN · public-domain
- 8
فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَىٰهَا
91:8
And its enlightenment as to its wrong and its right;-
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Sonra da ona kötülük ve takva kabiliyetini verene yemin olsun ki,
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Sonra da ona (nefse), kötülük ve takvâ (duyarlılık)
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
And inspired it (with conscience of) what is wrong for it and (what is) right for it.
M. Pickthall · EN · public-domain
- 9
قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّىٰهَا
91:9
Truly he succeeds that purifies it,
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Elbette nefsini temizleyip parlatan kurtulmuştur.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Onu (nefsini) arındıran kişi elbette kurtulmuştur.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
He is indeed successful who causeth it to grow,
M. Pickthall · EN · public-domain
- 10
وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا
91:10
And he fails that corrupts it!
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Onu kirletip gömen de ziyan etmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Onu (kötülüğe) gömen kişi ise elbette kaybetmiştir.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
And he is indeed a failure who stunteth it.
M. Pickthall · EN · public-domain
- 11
كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَىٰهَآ
91:11
The Thamud (people) rejected (their prophet) through their inordinate wrong-doing,
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Semud, azgınlığıyla Hakk'ı yalanladı,
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Semûd (kavmi) azgınlığı yüzünden (gerçeği) yalanlamıştı.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
(The tribe of) Thamud denied (the truth) in their rebellious pride,
M. Pickthall · EN · public-domain
- 12
إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشْقَىٰهَا
91:12
Behold, the most wicked man among them was deputed (for impiety).
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
En azgınları ileri atılınca,
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Onların en azgını (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
When the basest of them broke forth
M. Pickthall · EN · public-domain
- 13
فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ ٱللَّهِ نَاقَةَ ٱللَّهِ وَسُقْيَـٰهَا
91:13
But the Messenger of Allah said to them: "It is a She-camel of Allah! And (bar her not from) having her drink!"
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Allah'ın Rasulü (Salih peygamber) onlara: "Allah'ın devesini ve onun su nöbetini gözetin." demişti.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Allah’ın elçisi (Salih) onlara “Allah’ın devesine ve onun su hakkına (dokunmayın)” demişti.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
And the messenger of Allah said: It is the she-camel of Allah, so let her drink!
M. Pickthall · EN · public-domain
- 14
فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمْ فَسَوَّىٰهَا
91:14
Then they rejected him (as a false prophet), and they hamstrung her. So their Lord, on account of their crime, obliterated their traces and made them equal (in destruction, high and low)!
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Fakat onlar peygamberi yalanlayıp deveyi kestiler. Rableri de günahlarını başlarına geçiriverdi de orayı dümdüz etti.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
(Fakat) onlar onu (elçiyi) yalanlamış ve o (deve)yi de hunharca katletmişlerdi. (Bunun üzerine), Rableri günahları sebebiyle (orayı) başlarına geçirmiş ve orayı yerle bir etmişti.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
But they denied him, and they hamstrung her, so Allah doomed them for their sin and rased (their dwellings).
M. Pickthall · EN · public-domain
- 15
وَلَا يَخَافُ عُقْبَـٰهَا
91:15
And for Him is no fear of its consequences.
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Öyle ya, Allah bu işin sonundan korkacak değil ya.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
(Bu toplum) kendi sonundan da korkmuyordu.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
He dreadeth not the sequel (of events).
M. Pickthall · EN · public-domain
مصدر النص العربي: Quran.com API v4 (public-domain)