← Sure 24

24:2

ٱلزَّانِيَةُ وَٱلزَّانِى فَٱجْلِدُوا۟ كُلَّ وَٰحِدٍ مِّنْهُمَا مِا۟ئَةَ جَلْدَةٍ ۖ وَلَا تَأْخُذْكُم بِهِمَا رَأْفَةٌ فِى دِينِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمْ تُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ ۖ وَلْيَشْهَدْ عَذَابَهُمَا طَآئِفَةٌ مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Kelime kelime

ٱلزَّانِيَةُ
zina eden kadına
İsim
Kök: زني
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
زَّانِيَةُİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، dişil، merfû (nominatif)
وَٱلزَّانِى
ve zina eden erkeğe
İsim
Kök: زني
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
زَّانِىİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril، merfû (nominatif)
فَٱجْلِدُوا۟
vurun
Fiil
Kök: جلد
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱجْلِدُFiil — emir، 2. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
كُلَّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلَّİsim — eril، mansûb (akuzatif)
وَٰحِدٍ
birine
İsim
Kök: وحد
Dilbilgisi (i'rab)
وَٰحِدٍİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat
مِّنْهُمَا
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdat — harf-i cer (edat)
هُمَاİsim — zamir، son ek، 3. ikil
مِا۟ئَةَ
yüz
İsim
Kök: مأي
Dilbilgisi (i'rab)
مِا۟ئَةَİsim — dişil، mansûb (akuzatif)
جَلْدَةٍ
değnek
İsim
Kök: جلد
Dilbilgisi (i'rab)
جَلْدَةٍİsim — dişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَلَا
ve asla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
لَاEdat — nehiy (yasaklama)
تَأْخُذْكُم
sizi tutmasın
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْخُذْFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
كُمİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
بِهِمَا
onlara karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هِمَاİsim — zamir، 3. ikil
رَأْفَةٌ
acıma duygusu
İsim
Kök: رأف
Dilbilgisi (i'rab)
رَأْفَةٌİsim — dişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فِى
dininde (cezasını uygulamada)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
دِينِ
benim dinim
İsim
Kök: دين
Dilbilgisi (i'rab)
دِينِİsim — mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdat — şart
كُنتُمْ
iseniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiil — mâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
تُؤْمِنُونَ
inananlar
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
تُؤْمِنُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَٱلْيَوْمِ
ve gününe
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
يَوْمِİsim — eril، mecrûr (genitif)
ٱلْءَاخِرِ
ahiret
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
ءَاخِرِİsim — eril tekil، mecrûr (genitif)، sıfat
وَلْيَشْهَدْ
ve şahid olsun
Fiil
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
لْEdat — emir، ön ek
يَشْهَدْFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عَذَابَهُمَا
onlara yapılan azaba
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
هُمَاİsim — zamir، son ek، 3. ikil
طَآئِفَةٌ
bir grup
İsim
Kök: طوف
Dilbilgisi (i'rab)
طَآئِفَةٌİsim — dişil tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
مِّنَ
mü'minlerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minlere
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Zina eden kadın ve erkeğin her birine yüzer değnek vurun. Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini konusunda o ikisine acımayın. Onların ceza görmesine, inananlardan bir topluluk da şahit olsun.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah dini(ni tatbik) hususunda sizi sakın acıma duygusu kaplamasın! Müminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz(er) celde (değnek) vurun! Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dininde (hükümlerini uygulamada) onlara şefkatiniz tutmasın! Müminlerden bir grup da onlara (uygulanan) cezaya şahit olsun!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The woman and the man guilty of adultery or fornication,- flog each of them with a hundred stripes: Let not compassion move you in their case, in a matter prescribed by Allah, if ye believe in Allah and the Last Day: and let a party of the Believers witness their punishment.

A. Yusuf Alipublic-domain

Strike the adulteress and the adulterer one hundred times. Do not let compassion for them keep you from carrying out God’s law––if you believe in God and the Last Day––and ensure that a group of believers witnesses the punishment.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

The adulterer and the adulteress, scourge ye each one of them (with) a hundred stripes. And let not pity for the twain withhold you from obedience to Allah, if ye believe in Allah and the Last Day. And let a party of believers witness their punishment.

M. Pickthallpublic-domain

The [unmarried] woman or [unmarried] man found guilty of sexual intercourse - lash each one of them with a hundred lashes, and do not be taken by pity for them in the religion [i.e., law] of Allāh, if you should believe in Allāh and the Last Day. And let a group of the believers witness their punishment.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

الزانية والزاني اللذان لم يسبق لهما الزواج، عقوبةُ كل منهما مائة جلدة بالسوط، وثبت في السنة مع هذا الجلد التغريب لمدة عام. ولا تحملكم الرأفة بهما على ترك العقوبة أو تخفيفها، إن كنتم مصدقين بالله واليوم الآخر عاملين بأحكام الإسلام، وليحضر العقوبةَ عدد من المؤمنين؛ تشنيعًا وزجرًا وعظة واعتبارًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?