← Sure 4

4:6

وَٱبْتَلُوا۟ ٱلْيَتَـٰمَىٰ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغُوا۟ ٱلنِّكَاحَ فَإِنْ ءَانَسْتُم مِّنْهُمْ رُشْدًا فَٱدْفَعُوٓا۟ إِلَيْهِمْ أَمْوَٰلَهُمْ ۖ وَلَا تَأْكُلُوهَآ إِسْرَافًا وَبِدَارًا أَن يَكْبَرُوا۟ ۚ وَمَن كَانَ غَنِيًّا فَلْيَسْتَعْفِفْ ۖ وَمَن كَانَ فَقِيرًا فَلْيَأْكُلْ بِٱلْمَعْرُوفِ ۚ فَإِذَا دَفَعْتُمْ إِلَيْهِمْ أَمْوَٰلَهُمْ فَأَشْهِدُوا۟ عَلَيْهِمْ ۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ حَسِيبًا

Kelime kelime

وَٱبْتَلُوا۟
deneyin
Fiil
Kök: بلو
ٱلْيَتَٰمَىٰ
öksüzleri
İsim
Kök: يتم
حَتَّىٰٓ
kadar
Edat
إِذَا
varıncaya
İsim
بَلَغُوا۟
erişmemişlerdir
Fiil
Kök: بلغ
ٱلنِّكَاحَ
nikah (çağına)
İsim
Kök: نكح
فَإِنْ
eğer
Edat
ءَانَسْتُم
görürseniz
Fiil
Kök: أنس
مِّنْهُمْ
onlarda
Edat
رُشْدًا
bir olgunluk
İsim
Kök: رشد
فَٱدْفَعُوٓا۟
hemen verin
Fiil
Kök: دفع
إِلَيْهِمْ
kendilerine
Edat
أَمْوَٰلَهُمْ
mallarını
İsim
Kök: مول
وَلَا
yemeğe kalkmayın
Edat
تَأْكُلُوهَآ
yeyin
Fiil
Kök: أكل
إِسْرَافًا
israf ile
İsim
Kök: سرف
وَبِدَارًا
ve tez elden
İsim
Kök: بدر
أَن
büyüyüp (geri alacaklar) diye
Edat
يَكْبَرُوا۟
ağır
Fiil
Kök: كبر
وَمَن
ve kimse
Edat
كَانَ
olan
Fiil
Kök: كون
غَنِيًّا
zengin
İsim
Kök: غني
فَلْيَسْتَعْفِفْ
çekinsin
Fiil
Kök: عفف
وَمَن
ve kimse de
Edat
كَانَ
olan
Fiil
Kök: كون
فَقِيرًا
yoksul
İsim
Kök: فقر
فَلْيَأْكُلْ
yesin
Fiil
Kök: أكل
بِٱلْمَعْرُوفِ
uygun şekilde
İsim
Kök: عرف
فَإِذَا
zaman da
Edat
دَفَعْتُمْ
geri verdiğiniz
Fiil
Kök: دفع
إِلَيْهِمْ
onlara
Edat
أَمْوَٰلَهُمْ
mallarını
İsim
Kök: مول
فَأَشْهِدُوا۟
şahid bulundurun
Fiil
Kök: شهد
عَلَيْهِمْ
yanlarında
Edat
وَكَفَىٰ
yeter
Fiil
Kök: كفي
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
حَسِيبًا
hesapçı olarak
İsim
Kök: حسب

Meal

Make trial of orphans until they reach the age of marriage; if then ye find sound judgment in them, release their property to them; but consume it not wastefully, nor in haste against their growing up. If the guardian is well-off, Let him claim no remuneration, but if he is poor, let him have for himself what is just and reasonable. When ye release their property to them, take witnesses in their presence: But all-sufficient is Allah in taking account.

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Evlenme çağına gelinceye kadar yetimleri gözetip deneyin. Onların akılca olgunlaştıklarını görürseniz, mallarını kendilerine teslim edin. "Büyüyecekler de mallarına sahip olacaklar" endişesiyle onları israf ederek, tez elden yemeyin. Zengin olan, onların malını yemekten çekinsin. Fakir olan ise, meşrû sûrette yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, bunu şahitler karşısında yapın. Hesap görücü olarak Allah yeter.

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Evlilik çağına gelinceye kadar yetimleri (gözetip) deneyin! Onlarda yetişkinlik görürseniz hemen mallarını kendilerine verin! Büyüyecekler (de geri alacaklar) diye onları (yetimlerin mallarını) israf ile ve tez elden yemeyin! Zengin olan (veli, yetimin malına) tenezzül etmesin; fakir olan da (ihtiyacına) uygun olarak yesin! Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman onlarla ilgili şahit bulundurun! Hesap görücü olarak Allah yeter.

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

Prove orphans till they reach the marriageable age; then, if ye find them of sound judgment, deliver over unto them their fortune; and devour it not by squandering and in haste lest they should grow up Whoso (of the guardians) is rich, let him abstain generously (from taking of the property of orphans); and whoso is poor let him take thereof in reason (for his guardianship). And when ye deliver up their fortune unto orphans, have (the transaction) witnessed in their presence. Allah sufficeth as a Reckoner.

M. Pickthall · EN · public-domain