← Sure 50

50:16

وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَـٰنَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِۦ نَفْسُهُۥ ۖ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ ٱلْوَرِيدِ

Kelime kelime

وَلَقَدْ
ve andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
لَEdat — tekit، ön ek
قَدْEdat — tahkik (kad)
خَلَقْنَا
biz yarattık
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَقْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
ٱلْإِنسَٰنَ
insanı
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
إِنسَٰنَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
وَنَعْلَمُ
ve biliriz
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
نَعْلَمُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
مَا
ne
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsim — ism-i mevsûl
تُوَسْوِسُ
fısıldadığını
Fiil
Kök: وسوس
Dilbilgisi (i'rab)
تُوَسْوِسُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
بِهِۦ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsim — zamir، 3. tekil eril
نَفْسُهُۥ
nefsinin
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
نَفْسُİsim — dişil tekil، merfû (nominatif)
هُۥİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
وَنَحْنُ
çünkü biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
نَحْنُİsim — zamir، 1. çoğul
أَقْرَبُ
daha yakınız
İsim
Kök: قرب
Dilbilgisi (i'rab)
أَقْرَبُİsim — eril tekil، merfû (nominatif)
إِلَيْهِ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdat — harf-i cer (edat)
هِİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
مِنْ
şah damarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdat — harf-i cer (edat)
حَبْلِ
ahdine (ipine)
İsim
Kök: حبل
Dilbilgisi (i'rab)
حَبْلِİsim — eril، mecrûr (genitif)
ٱلْوَرِيدِ
şah damarı
İsim
Kök: ورد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
وَرِيدِİsim — eril، mecrûr (genitif)

Meal

TR

And olsun ki insanı Biz yarattık; nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz; Biz ona şah damarından daha yakınız.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz. Ve biz ona şah damarından daha yakınız.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yemin olsun ki insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını bilmekteyiz. Biz ona şah damarından daha yakınız.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

It was We Who created man, and We know what dark suggestions his soul makes to him: for We are nearer to him than (his) jugular vein.

A. Yusuf Alipublic-domain

We created man––We know what his soul whispers to him: We are closer to him than his jugular vein––

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

We verily created man and We know what his soul whispereth to him, and We are nearer to him than his jugular vein.

M. Pickthallpublic-domain

And We have already created man and know what his soul whispers to him, and We are closer to him than [his] jugular vein.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولقد خلقنا الإنسان، ونعلم ما تُحَدِّث به نفسه، ونحن أقرب إليه من حبل الوريد (وهو عِرْق في العنق متصل بالقلب).

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?