← Sure 11

11:42

وَهِىَ تَجْرِى بِهِمْ فِى مَوْجٍ كَٱلْجِبَالِ وَنَادَىٰ نُوحٌ ٱبْنَهُۥ وَكَانَ فِى مَعْزِلٍ يَـٰبُنَىَّ ٱرْكَب مَّعَنَا وَلَا تَكُن مَّعَ ٱلْكَـٰفِرِينَ

Kelime kelime

وَهِىَ
(Gemi)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
هِىَİsim — zamir، 3. tekil dişil
تَجْرِى
geçirirken
Fiil
Kök: جري
Dilbilgisi (i'rab)
تَجْرِىFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
بِهِمْ
onları
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هِمْİsim — zamir، 3. çoğul eril
فِى
içinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
مَوْجٍ
dalgaların
İsim
Kök: موج
Dilbilgisi (i'rab)
مَوْجٍİsim — eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
كَٱلْجِبَالِ
dağlar gibi;
İsim
Kök: جبل
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
جِبَالِİsim — eril çoğul، mecrûr (genitif)
وَنَادَىٰ
ve seslendi
Fiil
Kök: ندي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
نَادَىٰFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نُوحٌ
Nuh
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
نُوحٌİsim — özel isim، eril، merfû (nominatif)
ٱبْنَهُۥ
oğluna
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
ٱبْنَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
هُۥİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
وَكَانَ
ve o (idi)
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
كَانَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فِى
bir kenarda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
مَعْزِلٍ
ayrı
İsim
Kök: عزل
Dilbilgisi (i'rab)
مَعْزِلٍİsim — eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يَٰبُنَىَّ
Ey oğulcağızım
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdat — nidâ، ön ek
بُنَىَّİsim — eril، merfû (nominatif)
İsim — zamir، son ek، 1. tekil
ٱرْكَب
gel bin
Fiil
Kök: ركب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱرْكَبFiil — emir، 2. tekil eril
مَّعَنَا
bizimle birlikte
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّعَİsim — mekân zarfı، mansûb (akuzatif)
نَاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
لَاEdat — nehiy (yasaklama)
تَكُن
olma
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُنFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
مَّعَ
beraber
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّعَİsim — mekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱلْكَٰفِرِينَ
kâfirlerle
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
كَٰفِرِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Gemi, dağlar gibi dalgalar içinde onları götürürken, Nuh, bir kenarda ayrı kalmış olan oğluna "Ey oğulcuğum! Bizimle beraber gel, kafirlerle birlik olma" diye seslendi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Gemi içindekilerle birlikte, dağlar gibi dalgalar arasında akıp gidiyordu. Nuh ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna bağırdı: "Yavrucuğum, gel, bizimle beraber bin! Kâfirlerle beraber olma!"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Gemi, dağlar gibi dalga(lar) arasında onları götürüyor(du). Nuh bir kenarda olan oğluna “Ey yavrucuğum! Bizimle birlikte (gemiye) bin; kâfirlerle olma!” diye seslenmişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

So the Ark floated with them on the waves (towering) like mountains, and Noah called out to his son, who had separated himself (from the rest): "O my son! embark with us, and be not with the unbelievers!"

A. Yusuf Alipublic-domain

It sailed with them on waves like mountains, and Noah called out to his son, who stayed behind, ‘Come aboard with us, my son, do not stay with the disbelievers.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And it sailed with them amid waves like mountains, and Noah cried unto his son - and he was standing aloof - O my son! Come ride with us, and be not with the disbelievers.

M. Pickthallpublic-domain

And it sailed with them through waves like mountains, and Noah called to his son who was apart [from them], "O my son, come aboard with us and be not with the disbelievers."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وهي تجري بهم في موج يعلو ويرتفع حتى يصير كالجبال في علوها، ونادى نوح ابنه -وكان في مكانٍ عَزَل فيه نفسه عن المؤمنين- فقال له: يا بني اركب معنا في السفينة، ولا تكن مع الكافرين بالله فتغرق.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?