← Sure 4

4:163

۞ إِنَّآ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ كَمَآ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰ نُوحٍ وَٱلنَّبِيِّـۧنَ مِنۢ بَعْدِهِۦ ۚ وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْمَـٰعِيلَ وَإِسْحَـٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطِ وَعِيسَىٰ وَأَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهَـٰرُونَ وَسُلَيْمَـٰنَ ۚ وَءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ زَبُورًا

Kelime kelime

إِنَّآ
elbette biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
آİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
أَوْحَيْنَآ
vahyettik
Fiil
Kök: وحي
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْحَيْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
إِلَيْكَ
sana da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdat — harf-i cer (edat)
كَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
كَمَآ
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
مَآEdat — masdar bağlacı
أَوْحَيْنَآ
vahyettiğimiz
Fiil
Kök: وحي
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْحَيْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
إِلَىٰ
Nuh'a
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰEdat — harf-i cer (edat)
نُوحٍ
Nuh
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
نُوحٍİsim — özel isim، eril، mecrûr (genitif)
وَٱلنَّبِيِّۦنَ
ve peygamberlere
İsim
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
نَّبِيِّۦنَİsim — eril çoğul، mecrûr (genitif)
مِنۢ
ondan sonraki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdat — harf-i cer (edat)
بَعْدِهِۦ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsim — mecrûr (genitif)
هِۦİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
وَأَوْحَيْنَآ
nitekim vahyetmiştik
Fiil
Kök: وحي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
أَوْحَيْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
إِلَىٰٓ
İbrahim'e
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰٓEdat — harf-i cer (edat)
إِبْرَٰهِيمَ
İbrahim
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِبْرَٰهِيمَİsim — özel isim، eril، mecrûr (genitif)
وَإِسْمَٰعِيلَ
ve İsma'il'e
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
إِسْمَٰعِيلَİsim — özel isim، eril، mecrûr (genitif)
وَإِسْحَٰقَ
ve İshak'a
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
إِسْحَٰقَİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَيَعْقُوبَ
ve Ya'kub'a
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
يَعْقُوبَİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَسْبَاطِ
ve sıbtlara
İsim
Kök: سبط
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
أَسْبَاطِİsim — eril çoğul، mecrûr (genitif)
وَعِيسَىٰ
ve Îsa'ya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
عِيسَىٰİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَأَيُّوبَ
ve Eyyub'a
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
أَيُّوبَİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَيُونُسَ
ve Yunus'a
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
يُونُسَİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَهَٰرُونَ
ve Harun'a
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
هَٰرُونَİsim — özel isim، eril، mecrûr (genitif)
وَسُلَيْمَٰنَ
ve Süleyman'a
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
سُلَيْمَٰنَİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَءَاتَيْنَا
ve vermiştik
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ءَاتَيْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
دَاوُۥدَ
Davud'a da
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
دَاوُۥدَİsim — özel isim، mansûb (akuzatif)
زَبُورًا
Zebur'u
İsim
Kök: زبر
Dilbilgisi (i'rab)
زَبُورًاİsim — özel isim، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Nuh'a, ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettiğimiz gibi şüphesiz sana da vahyettik. Davud'a da Zebur verdik.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Muhakkak biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyûb'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur'u verdik.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Biz Nuh’a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakup’a, (onların) torunlarına, İsa’ya, Eyüp’e, Yunus’a, Harun’a ve Süleyman’a vahyetmiştik. Davud’a da Zebur’u vermiştik.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

We have sent thee inspiration, as We sent it to Noah and the Messengers after him: we sent inspiration to Abraham, Isma'il, Isaac, Jacob and the Tribes, to Jesus, Job, Jonah, Aaron, and solomon, and to David We gave the Psalms.

A. Yusuf Alipublic-domain

We have sent revelation to you [Prophet] as We did to Noah and the prophets after him, to Abraham, Ishmael, Isaac, Jacob, and the Tribes, to Jesus, Job, Jonah, Aaron, and Solomon- to David We gave the book [of Psalms]-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! We inspire thee as We inspired Noah and the prophets after him, as We inspired Abraham and Ishmael and Isaac and Jacob and the tribes, and Jesus and Job and Jonah and Aaron and Solomon, and as We imparted unto David the Psalms;

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, We have revealed to you, [O Muḥammad], as We revealed to Noah and the prophets after him. And We revealed to Abraham, Ishmael, Isaac, Jacob, the Descendants, Jesus, Job, Jonah, Aaron, and Solomon, and to David We gave the book [of Psalms].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إنا أوحينا اليك -أيها الرسول- بتبليغ الرسالة كما أوحينا إلى نوح والنبيين من بعده، وأوحينا إلى إبراهيم وإسماعيل وإسحاق ويعقوب والأسباط -وهم الأنبياء الذين كانوا في قبائل بني إسرائيل الاثنتي عشرة من ولد يعقوب- وعيسى وأيوب ويونس وهارون وسليمان. وآتينا داود زبورًا، وهو كتاب وصحف مكتوبة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?