← Sure 19

19:27

فَأَتَتْ بِهِۦ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُۥ ۖ قَالُوا۟ يَـٰمَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْـًٔا فَرِيًّا

Kelime kelime

فَأَتَتْ
getirdi
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَتَتْFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
بِهِۦ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsim — zamir، 3. tekil eril
قَوْمَهَا
kavmine
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
هَاİsim — zamir، son ek، 3. tekil dişil
تَحْمِلُهُۥ
taşıyarak
Fiil
Kök: حمل
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْمِلُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
هُۥİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
قَالُوا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
يَٰمَرْيَمُ
Ey Meryem
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdat — nidâ، ön ek
مَرْيَمُİsim — özel isim، dişil، merfû (nominatif)
لَقَدْ
gerçekten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — tekit، ön ek
قَدْEdat — tahkik (kad)
جِئْتِ
sen yaptın
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جِئْFiil — mâzî (geçmiş)، 2. tekil dişil
تِİsim — zamir، son ek، 2. tekil dişil
شَيْـًٔا
bir iş
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَيْـًٔاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَرِيًّا
tuhaf korkunç'
İsim
Kök: فري
Dilbilgisi (i'rab)
فَرِيًّاİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Çocuğu alıp kavmine getirdi, onlar: "Meryem! Utanılacak bir şey yaptın. Ey Harun'un kızkardeşi! Baban kötü bir kimse değildi, annen de iffetsiz değildi" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sonra Meryem onu (İsa'yı) yüklenerek kavmine getirdi. Onlar (hayretler içinde şöyle) dediler: "Ey Meryem! doğrusu sen görülmemiş bir şey yaptın."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onu (çocuğunu) taşıyarak kavmine getirmişti. Demişlerdi ki: “Ey Meryem! Şüphesiz ki sen çok iğrenç bir şey yaptın!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

At length she brought the (babe) to her people, carrying him (in her arms). They said: "O Mary! truly an amazing thing hast thou brought!

A. Yusuf Alipublic-domain

She went back to her people carrying the child, and they said, ‘Mary! You have done something terrible!

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Then she brought him to her own folk, carrying him. They said: O Mary! Thou hast come with an amazing thing.

M. Pickthallpublic-domain

Then she brought him to her people, carrying him. They said, "O Mary, you have certainly done a thing unprecedented.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فأتت مريم قومها تحمل مولودها من المكان البعيد، فلما رأوها كذلك قالوا لها: يا مريم لقد جئت أمرًا عظيمًا مفترى.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?