← Sure 19

19:26

فَكُلِى وَٱشْرَبِى وَقَرِّى عَيْنًا ۖ فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ ٱلْبَشَرِ أَحَدًا فَقُولِىٓ إِنِّى نَذَرْتُ لِلرَّحْمَـٰنِ صَوْمًا فَلَنْ أُكَلِّمَ ٱلْيَوْمَ إِنسِيًّا

Kelime kelime

فَكُلِى
ye
Fiil
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — atıf bağlacı، ön ek
كُلِFiil — emir، 2. tekil dişil
ىİsim — zamir، son ek، 2. tekil dişil
وَٱشْرَبِى
ve iç
Fiil
Kök: شرب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱشْرَبِFiil — emir، 2. tekil dişil
ىİsim — zamir، son ek، 2. tekil dişil
وَقَرِّى
ve aydın olsun
Fiil
Kök: قرر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
قَرِّFiil — emir، 2. tekil dişil
ىİsim — zamir، son ek، 2. tekil dişil
عَيْنًا
gözün
İsim
Kök: عين
Dilbilgisi (i'rab)
عَيْنًاİsim — dişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَإِمَّا
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — atıf bağlacı، ön ek
إِمَّاEdat — şart
تَرَيِنَّ
görürsen
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
تَرَيِFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil dişil
نَّEdat — tekit، son ek
مِنَ
insanlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْبَشَرِ
bir insan
İsim
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
بَشَرِİsim — eril، mecrûr (genitif)
أَحَدًا
birini
İsim
Kök: أحد
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَدًاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَقُولِىٓ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قُولِFiil — emir، 2. tekil dişil
ىٓİsim — zamir، son ek، 2. tekil dişil
إِنِّى
şüphesiz ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdat — mansûb (akuzatif)
ىİsim — zamir، son ek، 1. tekil
نَذَرْتُ
adadım
Fiil
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
نَذَرْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsim — zamir، son ek، 1. tekil
لِلرَّحْمَٰنِ
Rahman için
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
لEdat — marife (belirli)، ön ek
رَّحْمَٰنِİsim — eril tekil، mecrûr (genitif)
صَوْمًا
oruç
İsim
Kök: صوم
Dilbilgisi (i'rab)
صَوْمًاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَلَنْ
asla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَنْEdat — olumsuzluk
أُكَلِّمَ
konuşmayacağım
Fiil
Kök: كلم
Dilbilgisi (i'rab)
أُكَلِّمَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
ٱلْيَوْمَ
bugün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
يَوْمَİsim — zaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
إِنسِيًّا
hiçbir insanla
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
إِنسِيًّاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Ye iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan 'Ben Rahman için oruç adadım, bugün hiçbir insanla konuşmayacağım' de."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer insanlardan birini görürsen, ben Rahmân (olan Allah)a bir oruç (susmak) adadım. Onun için bugün hiçbir kimseyle konuşmayacağım" de.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ye, iç; gözün aydın olsun! Herhangi bir insan görürsen de ki: ‘Ben Rahmân için oruç adadım; bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"So eat and drink and cool (thine) eye. And if thou dost see any man, say, 'I have vowed a fast to (Allah) Most Gracious, and this day will I enter into not talk with any human being'"

A. Yusuf Alipublic-domain

so eat, drink, be glad, and say to anyone you may see: “I have vowed to the Lord of Mercy to abstain from conversation, and I will not talk to anyone today.”’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

So eat and drink and be consoled. And if thou meetest any mortal, say: Lo! I have vowed a fast unto the Beneficent, and may not speak this day to any mortal.

M. Pickthallpublic-domain

So eat and drink and be contented. And if you see from among humanity anyone, say, 'Indeed, I have vowed to the Most Merciful abstention, so I will not speak today to [any] man.'"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فكلي من الرطب، واشربي من الماء وطيـبي نفسًا بالمولود، فإن رأيت من الناس أحدًا فسألك عن أمرك فقولي له: إني أَوْجَبْتُ على نفسي لله سكوتًا، فلن أكلم اليوم أحدًا من الناس. والسكوت كان تعبدًا في شرعهم، دون شريعة محمد صلى الله عليه وسلم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?