← Sure 28

28:14

وَلَمَّا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَٱسْتَوَىٰٓ ءَاتَيْنَـٰهُ حُكْمًا وَعِلْمًا ۚ وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

Kelime kelime

وَلَمَّا
ne zaman ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
لَمَّاİsim — zaman zarfı
بَلَغَ
(Musa) erişince
Fiil
Kök: بلغ
Dilbilgisi (i'rab)
بَلَغَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَشُدَّهُۥ
güçlü çağına
İsim
Kök: شدد
Dilbilgisi (i'rab)
أَشُدَّİsim — eril، mansûb (akuzatif)
هُۥİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
وَٱسْتَوَىٰٓ
ve olgunlaşınca
Fiil
Kök: سوي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱسْتَوَىٰٓFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ءَاتَيْنَٰهُ
biz ona verdik
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتَيْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
هُİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
حُكْمًا
hüküm
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
حُكْمًاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَعِلْمًا
ve ilim
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
عِلْمًاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَكَذَٰلِكَ
işte böyle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
كَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsim — ism-i işaret، eril tekil
لِEdat — uzaklık، son ek
كَEdat — muhâtab، son ek، eril
نَجْزِى
mükafatlandırırız
Fiil
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
نَجْزِىFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
ٱلْمُحْسِنِينَ
güzel davrananları
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مُحْسِنِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Musa erginlik çağına gelip olgunlaşınca, ona hikmet ve ilim verdik. İyi davrananları böyle mükafatlandırırız.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Musa yiğitlik çağına girip olgunlaşınca, biz ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle mükafatlandırırız.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Musa) yetişkinlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona doğru hüküm verme yeteneği ve ilim vermiştik. Güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

When he reached full age, and was firmly established (in life), We bestowed on him wisdom and knowledge: for thus do We reward those who do good.

A. Yusuf Alipublic-domain

When Moses reached full maturity and manhood, We gave him wisdom and knowledge: this is how We reward those who do good.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when he reached his full strength and was ripe, We gave him wisdom and knowledge. Thus do We reward the good.

M. Pickthallpublic-domain

And when he attained his full strength and was [mentally] mature, We bestowed upon him judgement and knowledge. And thus do We reward the doers of good.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولما بلغ موسى أشد قوته وتكامل عقله، آتيناه حكمًا وعلمًا يعرف بهما الأحكام الشرعية، وكما جزينا موسى على طاعته وإحسانه نجزي مَن أحسن مِن عبادنا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular