← Sure 28

28:5

وَنُرِيدُ أَن نَّمُنَّ عَلَى ٱلَّذِينَ ٱسْتُضْعِفُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ أَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ ٱلْوَٰرِثِينَ

Kelime kelime

وَنُرِيدُ
biz istiyorduk
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
نُرِيدُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
أَن
lutfetmeyi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdat — masdar bağlacı
نَّمُنَّ
lutfetti
Fiil
Kök: منن
Dilbilgisi (i'rab)
نَّمُنَّFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
عَلَى
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdat — harf-i cer (edat)
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsim — ism-i mevsûl، eril çoğul
ٱسْتُضْعِفُوا۟
ezilen(ler)
Fiil
Kök: ضعف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتُضْعِفُFiil — mâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
o yerde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsim — dişil، mecrûr (genitif)
وَنَجْعَلَهُمْ
ve onları yapmayı
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
نَجْعَلَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هُمْİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
أَئِمَّةً
önderler
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
أَئِمَّةًİsim — eril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَنَجْعَلَهُمُ
ve onları kılmayı
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
نَجْعَلَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هُمُİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْوَٰرِثِينَ
mirasçı
İsim
Kök: ورث
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
وَٰرِثِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Biz, memlekette güçsüz sayılanlara iyilikte bulunmak, onları önderler kılmak, onları varis yapmak, memlekete yerleştirmek; Firavun, Haman ve her ikisinin askerlerine, çekinmekte oldukları şeyleri göstermek istiyorduk.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz ise istiyorduk ki, o yerde güçsüz düşürülenlere lütufta bulunalım, onları önderler yapalım, onlara (ötekilerin) yerini aldıralım.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Biz ise o yerde, zayıf düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve onları (o topraklara) mirasçı kılmak istiyorduk.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And We wished to be Gracious to those who were being depressed in the land, to make them leaders (in Faith) and make them heirs,

A. Yusuf Alipublic-domain

but We wished to favour those who were oppressed in that land, to make them leaders, the ones to survive,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And We desired to show favour unto those who were oppressed in the earth, and to make them examples and to make them the inheritors,

M. Pickthallpublic-domain

And We wanted to confer favor upon those who were oppressed in the land and make them leaders and make them inheritors

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ونريد أن نتفضل على الذين استضعفهم فرعون في الأرض، ونجعلهم قادةً في الخير ودعاةً إليه، ونجعلهم يرثون الأرض بعد هلاك فرعون وقومه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?