← Sure 4

4:136

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ ءَامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱلْكِتَـٰبِ ٱلَّذِى نَزَّلَ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَٱلْكِتَـٰبِ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ مِن قَبْلُ ۚ وَمَن يَكْفُرْ بِٱللَّهِ وَمَلَـٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَـٰلًۢا بَعِيدًا

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
Ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdat — nidâ، ön ek
أَيُّİsim — mansûb (akuzatif)
هَاEdat — ATT، son ek
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsim — ism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوٓا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
ءَامِنُوا۟
inanın
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامِنُFiil — emir، 2. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَرَسُولِهِۦ
ve Elçisine
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
رَسُولِİsim — eril، mecrûr (genitif)
هِۦİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
وَٱلْكِتَٰبِ
ve Kitaba
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
كِتَٰبِİsim — eril، mecrûr (genitif)
ٱلَّذِى
o ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsim — ism-i mevsûl، eril tekil
نَزَّلَ
indirdi
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
نَزَّلَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَىٰ
Elçisine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdat — harf-i cer (edat)
رَسُولِهِۦ
Elçisi
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رَسُولِİsim — eril، mecrûr (genitif)
هِۦİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
وَٱلْكِتَٰبِ
ve Kitaba (inanın)
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
كِتَٰبِİsim — eril، mecrûr (genitif)
ٱلَّذِىٓ
o ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىٓİsim — ism-i mevsûl، eril tekil
أَنزَلَ
indirdi
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزَلَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مِن
daha öncekilere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdat — harf-i cer (edat)
قَبْلُ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلُİsim — mecrûr (genitif)
وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنİsim — şart
يَكْفُرْ
inkar ederse
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْفُرْFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِٱللَّهِ
Allah'ı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَمَلَٰٓئِكَتِهِۦ
ve meleklerini
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
مَلَٰٓئِكَتِİsim — eril çoğul، mecrûr (genitif)
هِۦİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
وَكُتُبِهِۦ
ve Kitaplarını
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
كُتُبِİsim — eril çoğul، mecrûr (genitif)
هِۦİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
وَرُسُلِهِۦ
ve elçilerini
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
رُسُلِİsim — eril çoğul، mecrûr (genitif)
هِۦİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
وَٱلْيَوْمِ
ve gününü
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
يَوْمِİsim — eril، mecrûr (genitif)
ٱلْءَاخِرِ
ahiret
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
ءَاخِرِİsim — eril tekil، mecrûr (genitif)، sıfat
فَقَدْ
muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — cevap (netice)، ön ek
قَدْEdat — tahkik (kad)
ضَلَّ
sapıtmıştır
Fiil
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ضَلَّFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ضَلَٰلًۢا
sapıklıkla
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ضَلَٰلًۢاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
بَعِيدًا
uzak bir
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعِيدًاİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Ey İnananlar! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitap'a ve daha önce indirdiği Kitap'a inanmakta sebat gösterin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününu inkar ederse, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmıştır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a, ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse sapıklığın en koyusuna düşmüş olur.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey iman edenler! Allah’a, Elçisine, Elçisine indirdiği Kitaba ve daha önce indirdiği kitaba (vahiylere) iman edin (güvenin)! Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve son günü (ahiret gününü) inkâr ederse elbette uzak bir sapma ile sapmıştır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O ye who believe! Believe in Allah and His Messenger, and the scripture which He hath sent to His Messenger and the scripture which He sent to those before (him). Any who denieth Allah, His angels, His Books, His Messengers, and the Day of Judgment, hath gone far, far astray.

A. Yusuf Alipublic-domain

You who believe, believe in God and His Messenger and in the Scripture He sent down to His Messenger, as well as what He sent down before. Anyone who does not believe in God, His angels, His Scriptures, His messengers, and the Last Day has gone far, far astray.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O ye who believe! Believe in Allah and His messenger and the Scripture which He hath revealed unto His messenger, and the Scripture which He revealed aforetime. Whoso disbelieveth in Allah and His angels and His scriptures and His messengers and the Last Day, he verily hath wandered far astray.

M. Pickthallpublic-domain

O you who have believed, believe in Allāh and His Messenger and the Book that He sent down upon His Messenger and the Scripture which He sent down before. And whoever disbelieves in Allāh, His angels, His books, His messengers, and the Last Day has certainly gone far astray.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا أيها الذين صدَّقوا الله ورسوله وعملوا بشرعه داوموا على ما أنتم عليه من التصديق الجازم بالله تعالى وبرسوله محمد صلى الله عليه وسلم، ومن طاعتهما، وبالقرآن الذي نزله عليه، وبجميع الكتب التي أنزلها الله على الرسل. ومن يكفر بالله تعالى، وملائكته المكرمين، وكتبه التي أنزلها لهداية خلقه، ورسله الذين اصطفاهم لتبليغ رسالته، واليوم الآخر الذي يقوم الناس فيه بعد موتهم للعرض والحساب، فقد خرج من الدين، وبَعُدَ بعدًا كبيرًا عن طريق الحق.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?