← Sure 62

62:10

فَإِذَا قُضِيَتِ ٱلصَّلَوٰةُ فَٱنتَشِرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَٱبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِ ٱللَّهِ وَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Kelime kelime

فَإِذَا
zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذَاİsim — zaman zarfı
قُضِيَتِ
kıldığınız
Fiil
Kök: قضي
Dilbilgisi (i'rab)
قُضِيَتِFiil — mâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil dişil
ٱلصَّلَوٰةُ
namazı
İsim
Kök: صلو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
صَّلَوٰةُİsim — dişil، merfû (nominatif)
فَٱنتَشِرُوا۟
dağılın
Fiil
Kök: نشر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — cevap (netice)، ön ek
ٱنتَشِرُFiil — emir، 2. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
فِى
yeryüzüne
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsim — dişil، mecrûr (genitif)
وَٱبْتَغُوا۟
ve arayın
Fiil
Kök: بغي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱبْتَغُFiil — emir، 2. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
مِن
lutfundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdat — harf-i cer (edat)
فَضْلِ
lutuf
İsim
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
فَضْلِİsim — eril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَٱذْكُرُوا۟
ve anın
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱذْكُرُFiil — emir، 2. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'ı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsim — özel isim، mansûb (akuzatif)
كَثِيرًا
çokça
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
كَثِيرًاİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
لَّعَلَّكُمْ
umulur ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّعَلَّEdat — mansûb (akuzatif)
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
تُفْلِحُونَ
başarıya erersiniz
Fiil
Kök: فلح
Dilbilgisi (i'rab)
تُفْلِحُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Namaz bitince yeryüzüne yayılın; Allah'ın lütfundan rızık isteyin; Allah'ı çok anın ki saadete erişesiniz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Namaz kılındıktan sonra yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan (nasibinizi) arayın. Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Salât (namaz) bitirilince yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan isteyin! Allah’ı çok hatırlayın! Umulur ki kurtulursunuz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And when the Prayer is finished, then may ye disperse through the land, and seek of the Bounty of Allah: and celebrate the Praises of Allah often (and without stint): that ye may prosper.

A. Yusuf Alipublic-domain

then when the prayer has ended, disperse in the land and seek out God’s bounty. Remember God often so that you may prosper.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when the prayer is ended, then disperse in the land and seek of Allah's bounty, and remember Allah much, that ye may be successful.

M. Pickthallpublic-domain

And when the prayer has been concluded, disperse within the land and seek from the bounty of Allāh, and remember Allāh often that you may succeed.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فإذا سمعتم الخطبة، وأدَّيتم الصلاة، فانتشروا في الأرض، واطلبوا من رزق الله بسعيكم، واذكروا الله كثيرًا في جميع أحوالكم؛ لعلكم تفوزون بخيري الدنيا والآخرة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?