87.الأعلى
الأعلىمكية · 19 آية
- 1
سَبِّحِ ٱسْمَ رَبِّكَ ٱلْأَعْلَى
87:1
Glorify the name of thy Guardian-Lord Most High,
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Rabbinin yüce adını tesbih et.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt)!
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
Praise the name of thy Lord the Most High,
M. Pickthall · EN · public-domain
- 2
ٱلَّذِى خَلَقَ فَسَوَّىٰ
87:2
Who hath created, and further, given order and proportion;
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Yaratıp düzene koyan O'dur.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
(O), yaratandır ve düzene koyandır.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
Who createth, then disposeth;
M. Pickthall · EN · public-domain
- 3
وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ
87:3
Who hath ordained laws. And granted guidance;
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Takdir edip hidayeti gösteren O'dur.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Ölçü koyandır ve yol gösterendir.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
Who measureth, then guideth;
M. Pickthall · EN · public-domain
- 4
وَٱلَّذِىٓ أَخْرَجَ ٱلْمَرْعَىٰ
87:4
And Who bringeth out the (green and luscious) pasture,
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Otlağı çıkaran,
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
(Topraktan) otlağı çıkarandır.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
Who bringeth forth the pasturage,
M. Pickthall · EN · public-domain
- 5
فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحْوَىٰ
87:5
And then doth make it (but) swarthy stubble.
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Sonra da onu karamsı bir sel köpüğü haline getiren O'dur.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Sonra da onu kapkara kuru ota çevirendir.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
Then turneth it to russet stubble.
M. Pickthall · EN · public-domain
- 6
سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ
87:6
By degrees shall We teach thee to declare (the Message), so thou shalt not forget,
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Bundan böyle sana Kur'ân'ı okutacağız da unutmayacaksın.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Sana (Kur’an’ı) okutacağız ve sen -Allah’ın dilemesi hariç- (onu) unutmayacaksın. Şüphesiz ki O, açığı da gizli olanı da bilir.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
We shall make thee read (O Muhammad) so that thou shalt not forget
M. Pickthall · EN · public-domain
- 7
إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ وَمَا يَخْفَىٰ
87:7
Except as Allah wills: For He knoweth what is manifest and what is hidden.
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Yalnız Allah'ın dilediği başkadır. Çünkü o açığı da bilir, gizliyi de.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Sana (Kur’an’ı) okutacağız ve sen -Allah’ın dilemesi hariç- (onu) unutmayacaksın. Şüphesiz ki O, açığı da gizli olanı da bilir. A‘lâ 87:6-7
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
Save that which Allah willeth. Lo! He knoweth the disclosed and that which still is hidden;
M. Pickthall · EN · public-domain
- 8
وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَىٰ
87:8
And We will make it easy for thee (to follow) the simple (Path).
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Seni en kolay yola muvaffak kılacağız.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Kolay olanı sana (daha da) kolaylaştıracağız.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
And We shall ease thy way unto the state of ease.
M. Pickthall · EN · public-domain
- 9
فَذَكِّرْ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكْرَىٰ
87:9
Therefore give admonition in case the admonition profits (the hearer).
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Hatırlamak yarar sağlayacağı için (gerçeği) hatırlat!
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
Therefor remind (men), for of use is the reminder.
M. Pickthall · EN · public-domain
- 10
سَيَذَّكَّرُ مَن يَخْشَىٰ
87:10
The admonition will be received by those who fear (Allah):
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Saygısı olan öğüt alacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
(Allah’a) saygılı olan kişi (gerçeği) hatırlayacaktır.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
He will heed who feareth,
M. Pickthall · EN · public-domain
- 11
وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلْأَشْقَى
87:11
But it will be avoided by those most unfortunate ones,
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Pek bedbaht olan da ondan kaçınacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
En azgın (kâfir) ise ondan kaçınacaktır.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
But the most hapless will flout it,
M. Pickthall · EN · public-domain
- 12
ٱلَّذِى يَصْلَى ٱلنَّارَ ٱلْكُبْرَىٰ
87:12
Who will enter the Great Fire,
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
O ki, en büyük ateşe girecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
O en büyük ateşe girecek olandır.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
He who will be flung to the great Fire
M. Pickthall · EN · public-domain
- 13
ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ
87:13
In which they will then neither die nor live.
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Sonra, orada (tam) ölmeyecek ve (tam) yaşamayacak.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
Wherein he will neither die nor live.
M. Pickthall · EN · public-domain
- 14
قَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَكَّىٰ
87:14
But those will prosper who purify themselves,
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Doğrusu felah buldu (günahtan) temizlenen.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Arınan kişi elbette kurtulmuştur.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
He is successful who groweth,
M. Pickthall · EN · public-domain
- 15
وَذَكَرَ ٱسْمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ
87:15
And glorify the name of their Guardian-Lord, and (lift their hearts) in prayer.
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Rabbinin adını anıp namaz kılan.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Rabbinin adını anıp salât eden(ler, O’nun dinine destek verenler) de.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
And remembereth the name of his Lord, so prayeth,
M. Pickthall · EN · public-domain
- 16
بَلْ تُؤْثِرُونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
87:16
Nay (behold), ye prefer the life of this world;
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
But ye prefer the life of the world
M. Pickthall · EN · public-domain
- 17
وَٱلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ
87:17
But the Hereafter is better and more enduring.
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Oysa ahiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
(Oysa) ahiret daha iyi ve daha kalıcıdır.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
Although the Hereafter is better and more lasting.
M. Pickthall · EN · public-domain
- 18
إِنَّ هَـٰذَا لَفِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ
87:18
And this is in the Books of the earliest (Revelation),-
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Kuşkusuz bu ilk sahifelerde vardır,
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
Şüphesiz ki bu (anlatılanlar), önceki sahifelerde de (vahiylerde de)
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
Lo! This is in the former scrolls.
M. Pickthall · EN · public-domain
- 19
صُحُفِ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ
87:19
The Books of Abraham and Moses.
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
İbrahim’in ve Musa’nın sahifelerinde.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
The Books of Abraham and Moses.
M. Pickthall · EN · public-domain
مصدر النص العربي: Quran.com API v4 (public-domain)