كل السور

86.الطارق

الطارق

مكية · 17 آية

  1. 1

    وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ

    86:1

    By the Sky and the Night-Visitant (therein);-

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Andolsun o göğe ve Târık'a,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Semâya (göğe) ve Târıka yemin olsun!

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    By the heaven and the Morning Star

    M. Pickthall · EN · public-domain

  2. 2

    وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ

    86:2

    And what will explain to thee what the Night-Visitant is?-

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Târık nedir, bildin mi?

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Târık’ın ne olduğunu sana bildiren ne olabilir ki!

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    - Ah, what will tell thee what the Morning Star is!

    M. Pickthall · EN · public-domain

  3. 3

    ٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ

    86:3

    (It is) the Star of piercing brightness;-

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    O, karanlığı delen yıldızdır.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    (O, karanlığı) delen yıldızdır.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    - The piercing Star!

    M. Pickthall · EN · public-domain

  4. 4

    إِن كُلُّ نَفْسٍ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ

    86:4

    There is no soul but has a protector over it.

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Hiçbir nefis yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Üzerinde bir gözetleyici (melek) olmayan hiçbir can yoktur.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    No human soul but hath a guardian over it.

    M. Pickthall · EN · public-domain

  5. 5

    فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَـٰنُ مِمَّ خُلِقَ

    86:5

    Now let man but think from what he is created!

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Onun için insan neden yaratıldığına bir baksın.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    İnsan, neyden yaratıldığına bir baksın!

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    So let man consider from what he is created.

    M. Pickthall · EN · public-domain

  6. 6

    خُلِقَ مِن مَّآءٍ دَافِقٍ

    86:6

    He is created from a drop emitted-

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Atılan bir sudan yaratıldı.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Omurga ile kaburga kemikleri arasından çıkan akıcı bir sudan (sıvıdan) yaratıldı.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    He is created from a gushing fluid

    M. Pickthall · EN · public-domain

  7. 7

    يَخْرُجُ مِنۢ بَيْنِ ٱلصُّلْبِ وَٱلتَّرَآئِبِ

    86:7

    Proceeding from between the backbone and the ribs:

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    O su, erkeğin sulbü ile kadının göğüs kemikleri arasından çıkar.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Omurga ile kaburga kemikleri arasından çıkan akıcı bir sudan (sıvıdan) yaratıldı. Târık 86:6-7

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    That issued from between the loins and ribs.

    M. Pickthall · EN · public-domain

  8. 8

    إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجْعِهِۦ لَقَادِرٌ

    86:8

    Surely (Allah) is able to bring him back (to life)!

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Elbette Allah'ın onu döndürmeye gücü yeter.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Şüphesiz ki O (Allah) onu geri döndürmeye (tekrar yaratmaya) gücü yetendir.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    Lo! He verily is Able to return him (unto life)

    M. Pickthall · EN · public-domain

  9. 9

    يَوْمَ تُبْلَى ٱلسَّرَآئِرُ

    86:9

    The Day that (all) things secret will be tested,

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    O gün bütün sırlar yoklanıp, meydana çıkarılır.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Sırların ortaya döküleceği o gün, onun (insanın) hiçbir gücü ve yardımcısı yoktur.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    On the day when hidden thoughts shall be searched out.

    M. Pickthall · EN · public-domain

  10. 10

    فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ

    86:10

    (Man) will have no power, and no helper.

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    İnsanın o gün ne bir gücü vardır, ne de bir yardımcısı.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Sırların ortaya döküleceği o gün, onun (insanın) hiçbir gücü ve yardımcısı yoktur. Târık 86:9-10

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    Then will he have no might nor any helper.

    M. Pickthall · EN · public-domain

  11. 11

    وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجْعِ

    86:11

    By the Firmament which returns (in its round),

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Andolsun o dönüşlü göğe,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Yemin olsun: Dönüş sahibi olan göğe,

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    By the heaven which giveth the returning rain,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  12. 12

    وَٱلْأَرْضِ ذَاتِ ٱلصَّدْعِ

    86:12

    And by the Earth which opens out (for the gushing of springs or the sprouting of vegetation),-

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    O yarılıp çatlayan yere,

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Yarılan yere ki

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And the earth which splitteth (with the growth of trees and plants)

    M. Pickthall · EN · public-domain

  13. 13

    إِنَّهُۥ لَقَوْلٌ فَصْلٌ

    86:13

    Behold this is the Word that distinguishes (Good from Evil):

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Kuşkusuz Kur'ân, ayırıcı bir sözdür.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Şüphesiz ki o (Kur’an, doğru ile yanlışı) ayırt eden bir sözdür.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    Lo! this (Qur'an) is a conclusive word,

    M. Pickthall · EN · public-domain

  14. 14

    وَمَا هُوَ بِٱلْهَزْلِ

    86:14

    It is not a thing for amusement.

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    O asla bir şaka değildir.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    O asla bir şaka değildir.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    It is no pleasantry.

    M. Pickthall · EN · public-domain

  15. 15

    إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا

    86:15

    As for them, they are but plotting a scheme,

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Haberin olsun ki, kâfirler hep hile kuruyorlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Şüphesiz ki onlar bir tuzak kuruyor.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    Lo! they plot a plot (against thee, O Muhammad)

    M. Pickthall · EN · public-domain

  16. 16

    وَأَكِيدُ كَيْدًا

    86:16

    And I am planning a scheme.

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Ben de hilelerine karşılık veririm.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Ben de bir tuzak kuruyorum.

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    And I plot a plot (against them).

    M. Pickthall · EN · public-domain

  17. 17

    فَمَهِّلِ ٱلْكَـٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا

    86:17

    Therefore grant a delay to the Unbelievers: Give respite to them gently (for awhile).

    A. Yusuf Ali · EN · public-domain

    Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı.

    Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

    Kâfirlere mühlet ver, onlara biraz zaman tanı!

    Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

    So give a respite to the disbelievers. Deal thou gently with them for a while.

    M. Pickthall · EN · public-domain

مصدر النص العربي: Quran.com API v4 (public-domain)