← Sure 9

9:60

۞ إِنَّمَا ٱلصَّدَقَـٰتُ لِلْفُقَرَآءِ وَٱلْمَسَـٰكِينِ وَٱلْعَـٰمِلِينَ عَلَيْهَا وَٱلْمُؤَلَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِى ٱلرِّقَابِ وَٱلْغَـٰرِمِينَ وَفِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ ۖ فَرِيضَةً مِّنَ ٱللَّهِ ۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

Kelime kelime

إِنَّمَا
şüphesiz ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
مَاEdat — kâffe (mâ)
ٱلصَّدَقَٰتُ
sadakalar (zekatlar)
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
صَّدَقَٰتُİsim — dişil çoğul، merfû (nominatif)
لِلْفُقَرَآءِ
fakirlere mahsustur
İsim
Kök: فقر
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
لْEdat — marife (belirli)، ön ek
فُقَرَآءِİsim — eril çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْمَسَٰكِينِ
ve düşkünlere
İsim
Kök: سكن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مَسَٰكِينِİsim — eril çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْعَٰمِلِينَ
ve çalışan memurlara
İsim
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
عَٰمِلِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
عَلَيْهَا
onlar üzerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdat — harf-i cer (edat)
هَاİsim — zamir، son ek، 3. tekil dişil
وَٱلْمُؤَلَّفَةِ
ve ısındırılacak olanlara
İsim
Kök: ألف
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مُؤَلَّفَةِİsim — ism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، dişil، mecrûr (genitif)
قُلُوبُهُمْ
kalbleri
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قُلُوبُİsim — dişil çoğul، merfû (nominatif)
هُمْİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
وَفِى
ve kölelere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
فِىEdat — harf-i cer (edat)
ٱلرِّقَابِ
boyunlarını
İsim
Kök: رقب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
رِّقَابِİsim — eril çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْغَٰرِمِينَ
ve borçlulara
İsim
Kök: غرم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
غَٰرِمِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
وَفِى
ve yoluna
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
فِىEdat — harf-i cer (edat)
سَبِيلِ
Allah
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلِİsim — eril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَٱبْنِ
ve oğluna (yolcuya)
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱبْنِİsim — eril، mecrûr (genitif)
ٱلسَّبِيلِ
yol (yolcuya)
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
سَّبِيلِİsim — eril، mecrûr (genitif)
فَرِيضَةً
bir farz olarak
İsim
Kök: فرض
Dilbilgisi (i'rab)
فَرِيضَةًİsim — dişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنَ
Allahtan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdat — harf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَٱللَّهُ
ve Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱللَّهُİsim — özel isim، merfû (nominatif)
عَلِيمٌ
bilendir
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلِيمٌİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
حَكِيمٌ
hüküm ve hikmet sahibidir
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
حَكِيمٌİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Zekatlar; Allah'tan bir farz olarak yoksullara, düşkünlere, onu toplayan memurlara, kalbleri Müslümanlığa ısındırılacaklara verilir; kölelerin, borçluların, Allah yolunda olanların ve yolda kalanların uğrunda sarfedilir. Allah bilendir, hakimdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sadakalar ancak şunlar içindir: Fakirler, yoksullar, o işte çalışan görevliler, müellefei kulûb (kalbleri İslâm'a ısındırılacaklar), köleler, borçlular, Allah yolundakiler, yolda kalmışlar. Allah tarafından böyle farz kılındı. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sadakalar Allah’tan bir farz olarak ancak yoksullara, düşkünlere, (zekât toplayan) memurlara, kalpleri (İslam’a) ısındırılmış olanlara, (özgürleşmek isteyen) kölelere, borçlulara, Allah yolunda olanlara ve yolcu(lar)a mahsustur. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Alms are for the poor and the needy, and those employed to administer the (funds); for those whose hearts have been (recently) reconciled (to Truth); for those in bondage and in debt; in the cause of Allah; and for the wayfarer: (thus is it) ordained by Allah, and Allah is full of knowledge and wisdom.

A. Yusuf Alipublic-domain

Alms are meant only for the poor, the needy, those who administer them, those whose hearts need winning over, to free slaves and help those in debt, for God’s cause, and for travellers in need. This is ordained by God; God is all knowing and wise.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

The alms are only for the poor and the needy, and those who collect them, and those whose hearts are to be reconciled, and to free the captives and the debtors, and for the cause of Allah, and (for) the wayfarer; a duty imposed by Allah. Allah is Knower, Wise.

M. Pickthallpublic-domain

Zakāh expenditures are only for the poor and for the needy and for those employed for it and for bringing hearts together [for Islām] and for freeing captives [or slaves] and for those in debt and for the cause of Allāh and for the [stranded] traveler - an obligation [imposed] by Allāh. And Allāh is Knowing and Wise.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إنما تعطى الزكوات الواجبة للمحتاجين الذين لا يملكون شيئًا، وللمساكين الذين لا يملكون كفايتهم، وللسعاة الذين يجمعونها، وللذين تؤلِّفون قلوبهم بها ممن يُرْجَى إسلامه أو قوة إيمانه أو نفعه للمسلمين، أو تدفعون بها شرَّ أحد عن المسلمين، وتعطى في عتق رقاب الأرقاء والمكاتبين، وتعطى للغارمين لإصلاح ذات البين، ولمن أثقلَتْهم الديون في غير فساد ولا تبذير فأعسروا، وللغزاة في سبيل الله، وللمسافر الذي انقطعت به النفقة، هذه القسمة فريضة فرضها الله وقدَّرها. والله عليم بمصالح عباده، حكيم في تدبيره وشرعه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?