← Sure 4

4:59

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُوا۟ ٱلرَّسُولَ وَأُو۟لِى ٱلْأَمْرِ مِنكُمْ ۖ فَإِن تَنَـٰزَعْتُمْ فِى شَىْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى ٱللَّهِ وَٱلرَّسُولِ إِن كُنتُمْ تُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ ۚ ذَٰلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلًا

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
Ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdat — nidâ، ön ek
أَيُّİsim — mansûb (akuzatif)
هَاEdat — ATT، son ek
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsim — ism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوٓا۟
iman eden(ler)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
أَطِيعُوا۟
ita'at edin
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
أَطِيعُFiil — emir، 2. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsim — özel isim، mansûb (akuzatif)
وَأَطِيعُوا۟
ve ita'at edin
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
أَطِيعُFiil — emir، 2. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلرَّسُولَ
Elçiye
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
رَّسُولَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
وَأُو۟لِى
ve sahibine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
أُو۟لِىİsim — eril çoğul، mansûb (akuzatif)
ٱلْأَمْرِ
buyruk
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
أَمْرِİsim — eril، mecrûr (genitif)
مِنكُمْ
sizden olan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdat — harf-i cer (edat)
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
فَإِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنEdat — şart
تَنَٰزَعْتُمْ
anlaşmazlığa düşerseniz
Fiil
Kök: نزع
Dilbilgisi (i'rab)
تَنَٰزَعْFiil — mâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
فِى
hakkında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
شَىْءٍ
herhangi bir şey
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsim — eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَرُدُّوهُ
onu götürün
Fiil
Kök: ردد
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — cevap (netice)، ön ek
رُدُّFiil — emir، 2. çoğul eril
وİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
هُİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
إِلَى
Allah'a
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdat — harf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَٱلرَّسُولِ
ve Elçiye
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
رَّسُولِİsim — eril، mecrûr (genitif)
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdat — şart
كُنتُمْ
iseniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiil — mâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
تُؤْمِنُونَ
inanıyor
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
تُؤْمِنُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَٱلْيَوْمِ
ve gününe
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
يَوْمِİsim — eril، mecrûr (genitif)
ٱلْءَاخِرِ
ahiret
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
ءَاخِرِİsim — eril tekil، mecrûr (genitif)، sıfat
ذَٰلِكَ
bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsim — ism-i işaret، eril tekil
لِEdat — uzaklık، son ek
كَEdat — muhâtab، son ek، eril
خَيْرٌ
daha iyidir
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرٌİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَأَحْسَنُ
ve daha güzeldir
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
أَحْسَنُİsim — eril tekil، merfû (nominatif)
تَأْوِيلًا
sonuç bakımından da
İsim
Kök: أول
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْوِيلًاİsim — masdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Ey İnananlar! Allah'a itaat edin, Peygambere ve sizden buyruk sahibi olanlara itaat edin. Eğer bir şeyde çekişirseniz, Allah'a ve ahiret gününe inanmışsanız onun halini Allah'a ve Peygambere bırakın. Bu, hayırlı ve netice itibariyle en güzeldir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey iman edenler! Allah’a itaat edin; Elçi'ye ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin! Bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz Allah’a ve ahirete inanıyorsanız onu Allah’a ve Elçi'ye götürün! Bu (tutum) hem hayırlı olandır hem de sonuç itibarıyla daha güzeldir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O ye who believe! Obey Allah, and obey the Messenger, and those charged with authority among you. If ye differ in anything among yourselves, refer it to Allah and His Messenger, if ye do believe in Allah and the Last Day: That is best, and most suitable for final determination.

A. Yusuf Alipublic-domain

You who believe, obey God and the Messenger, and those in authority among you. If you are in dispute over any matter, refer it to God and the Messenger, if you truly believe in God and the Last Day: that is better and fairer in the end.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O ye who believe! Obey Allah, and obey the messenger and those of you who are in authority; and if ye have a dispute concerning any matter, refer it to Allah and the messenger if ye are (in truth) believers in Allah and the Last Day. That is better and more seemly in the end.

M. Pickthallpublic-domain

O you who have believed, obey Allāh and obey the Messenger and those in authority among you. And if you disagree over anything, refer it to Allāh and the Messenger, if you should believe in Allāh and the Last Day. That is the best [way] and best in result.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا أيها الذين صدَّقوا الله ورسوله وعملوا بشرعه، استجيبوا لأوامر الله تعالى ولا تعصوه، واستجيبوا للرسول صلى الله عليه وسلم فيما جاء به من الحق، وأطيعوا ولاة أمركم في غير معصية الله، فإن اختلفتم في شيء بينكم، فأرجعوا الحكم فيه إلى كتاب الله تعالى وسنة رسوله محمد صلى الله عليه وسلم، إن كنتم تؤمنون حق الإيمان بالله تعالى وبيوم الحساب. ذلك الردُّ إلى الكتاب والسنة خير لكم من التنازع والقول بالرأي، وأحسن عاقبة ومآلا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?