← Sure 14

14:9

أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا۟ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ ۛ وَٱلَّذِينَ مِنۢ بَعْدِهِمْ ۛ لَا يَعْلَمُهُمْ إِلَّا ٱللَّهُ ۚ جَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَـٰتِ فَرَدُّوٓا۟ أَيْدِيَهُمْ فِىٓ أَفْوَٰهِهِمْ وَقَالُوٓا۟ إِنَّا كَفَرْنَا بِمَآ أُرْسِلْتُم بِهِۦ وَإِنَّا لَفِى شَكٍّ مِّمَّا تَدْعُونَنَآ إِلَيْهِ مُرِيبٍ

Kelime kelime

أَلَمْ
size gelmedi mi?
İsim
يَأْتِكُمْ
gelmesini
Fiil
Kök: أتي
نَبَؤُا۟
haberi
İsim
Kök: نبأ
ٱلَّذِينَ
kimselerin
İsim
مِن
sizden öncekilerin
Edat
قَبْلِكُمْ
daha önce
İsim
Kök: قبل
قَوْمِ
kavimlerinin
İsim
Kök: قوم
نُوحٍ
Nuh
İsim
وَعَادٍ
ve Ad
İsim
Kök: عود
وَثَمُودَ
ve Semud
Edat
وَٱلَّذِينَ
ve kimselerin
Edat
مِنۢ
onlardan sonra gelen
Edat
بَعْدِهِمْ
sonra
İsim
Kök: بعد
لَا
onları kimse bilmez
Edat
يَعْلَمُهُمْ
bildiği
Fiil
Kök: علم
إِلَّا
başka
Edat
ٱللَّهُ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
جَآءَتْهُمْ
onlara getirdi
Fiil
Kök: جيأ
رُسُلُهُم
elçileri
İsim
Kök: رسل
بِٱلْبَيِّنَٰتِ
kanıtlar
İsim
Kök: بين
فَرَدُّوٓا۟
fakat koydular
Fiil
Kök: ردد
أَيْدِيَهُمْ
onlar ellerini
İsim
Kök: يدي
فِىٓ
ağızlarına
Edat
أَفْوَٰهِهِمْ
ağızları
İsim
Kök: فوه
وَقَالُوٓا۟
ve dediler ki
Fiil
Kök: قول
إِنَّا
muhakkak biz
Edat
كَفَرْنَا
tanımayız
Fiil
Kök: كفر
بِمَآ
şeyi
Edat
أُرْسِلْتُم
sizinle gönderilen
Fiil
Kök: رسل
بِهِۦ
onunla
Edat
وَإِنَّا
ve biz
Edat
لَفِى
içindeyiz
Edat
شَكٍّ
bir kuşku
İsim
Kök: شكك
مِّمَّا
şeye karşı
Edat
تَدْعُونَنَآ
bizi çağırdığınız
Fiil
Kök: دعو
إِلَيْهِ
ona
Edat
مُرِيبٍ
derin
İsim
Kök: ريب

Meal

Has not the story reached you, (O people!), of those who (went) before you? - of the people of Noah, and 'Ad, and Thamud? - And of those who (came) after them? None knows them but Allah. To them came messengers with Clear (Signs); but they put their hands up to their mouths, and said: "We do deny (the mission) on which ye have been sent, and we are really in suspicious (disquieting) doubt as to that to which ye invite us."

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Sizden öncekilerin; Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonra gelenlerin haberleri size gelmedi mi? Onları, Allah'tan başkası bilmez. Peygamberleri onlara mucizeler getirdi de onlar ellerini ağızlarına koydular ve dediler ki: "Biz sizinle gönderileni inkâr ettik ve bizi çağırdığınız şeyden de şüphe ve endişe içindeyiz."

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Sizden öncekilerin yani Nuh, Âd ve Semûd kavimleri ile onlardan sonrakilerin haberleri size gelmedi mi? Onları Allah’tan başkası bilemez. Elçileri kendilerine deliller getirmişti de onlar ellerini onların (peygamberlerin) ağızlarına koyup tıkamışlar ve demişlerdi ki: “Biz size gönderileni inkâr ettik ve bizi kendisine çağırdığınız şeye karşı derin bir şüphe içindeyiz.”

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

Hath not the history of those before you reached you: the folk of Noah, and (the tribes of) A'ad and Thamud, and those after them? None save Allah knoweth them. Their messengers came unto them with clear proofs, but they thrust their hands into their mouths, and said: Lo! we disbelieve in that wherewith ye have been sent, and lo! we are in grave doubt concerning that to which ye call us.

M. Pickthall · EN · public-domain